Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13676 E. , 2024/9399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1978 E., 2021/1088 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13676 E. , 2024/9399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1978 E., 2021/1088 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2017 tarihli ve 2017/269 Esas, 2017/305 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. İtiraz edilmeksizin 06.12.2017 tarihinde kesinleşmiştir. C. Sanığın denetim süresi içerisinde 27.01.2018 tarihinde yaralama suçunu işlediği, cezalandırıldığı ve 17.01.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olması üzerine dosya yeniden ele alınarak Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/413 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarih, 2019/1978 Esas, 2021/1088 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezasına, ancak aleyhe istinaf talebi bulunmadığından sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; araç arama kararının usulüne uygun olmadığı, araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin sanığa ait olmadığı, parmak izi araştırmasının yapılmadığından kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın soruşturma aşamalarından itibaren değişmeyen savunmaları, olay tutanağı, dosya içinde bulunan belgeler, adli tıp kurumu raporu, tanıkların yeminli beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde Motosikletli Timler Amirliğine bağlı görevlilerin cadde üzerinde yaptıkları uygulama esnasında 06 T **** plaka sayılı aracı durdurdukları, araçta fişekler halinde ve ayrıca kağıda sarılı uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, ticari taksi şoförünün sanık ..., araçta yolcu olarak bulunan kişilerin de haklarında takipsizlik kararı verilen G.S. ve M.A. oldukları, soruşturma aşamasından itibaren tespit edilen ifadelerde tanıklar G.S. ve M.A.'nın Ulucanlardaki bir arkadaşlarının galerisine gittiklerini, sanık ...'nın da galerici arkadaşlarının yanına gidip gelirken o vesile ile tanıdıklarını, kendilerinin ne uyuşturucu madde kullandıklarını ne de uyuşturucu ticareti yaptıklarını ifade etmişler ve olay esnasında ticari taksisinde olduklarını, takside yakalanan uyuşturucudan haberlerinin olmadığını, sanığın yanlarındayken uyuşturucuya dair bir bahsin geçmediğini belirtmişlerdir. Sanık atılı suçu işlemediğini savunmuştur, sanığın bu beyanlarının aksini gösterir herhangi bir delil elde edilemediği, sanığın mahkeme savunmasında ticari taksiyi kendisinin kullandığını, kendisinden başka taksiyi kullanan birisinin olmadığını beyan etmesi ve ayrıca ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı da dikkate alındığında sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim süresi içerisinde başka suç işlediğinin ihbar olunması ile de hükmün açıklanması suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde sanığın kullanmakta olduğu 06 T **** plaka sayılı ticari taksinin Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/6985 D. İş sayılı kararı uyarınca önleyici idari faaliyet kapsamında durdurularak araç ve içindeki şahıslar üzerinde arama yapıldığı, araç durdurulduğunda şoför koltuğunda sanık, ön yolcu koltuğunda olay tanığı hakkında soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen G.S. ve aracın arka koltuğunda yine hakkında soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık M.A'nın oturduğu, kolluk tarafından yapılan aramada aracın torpido gözünde poşet içerisinde beyaz kağıtlara sarılmış vaziyette ayrı ayrı paketlenmiş, fişekler halinde uyuşturucu madde ele geçtiği, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporuna göre söz konusu ele geçen maddelerin uyuşturucu madde olduğu, sanığın olaya ilişkin soruşturma aşamasında savunmasında; suça konu maddenin bulunduğu aracı kendisinin kullandığını, kendisinden başka takside çalışan olmadığını ve taksiyi başka herhangi bir kimseye vermediğini, olay günü taksi içerisinde kendisiyle birlikte bulunan M.A. ve G.S.'yi bir arkadaşının galerisinde gördüğünü, bir müddet oturduktan sonra tanıkların da Kızılay'a gideceklerini söylemeleri üzerine tanıklarla birlikte taksiye bindiğini, sağ ön yolcu koltuğunda tanık G.S.'nin oturduğunu, ele geçen uyuşturucu maddenin araca ne şekilde ve kim tarafından konulduğunu bilmediğini savunduğu, ilk derece mahkemesinde ise; uyuşturucu madde kullanmadığını, aracı kendisinden başka kimsenin kullanmadığını ve aracın torpido gözünde ele geçen uyuşturucuların kendisine ait olmadığını, aracı kapıları açık şekilde herhangi bir yerde bırakmadığını savunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanında ise; aracın o gün elektrikçide olduğunu, tanıkları Kızılay'a bırakmak için araca aldığını, uyuşturucu maddenin torpido gözüne ne şekilde konulduğunu bilmediğini savunduğu, olay tanıkları haklarında soruşturma aşamasında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen M.A. ve G.S.'nin ise beyanlarında ortak olarak özetle; olay günü saat 22:00 sıralarında Kızılay'a gitmek amacıyla daha önceden tanıdıkları ve olay günü bir galeride bir arada bulundukları sanığın kullandığı taksiye bindiklerini, yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçtiğini, bu maddeden haberdar olmadıklarını ifade ettikleri tespit edilmekle; sanık, aşamalarda kısmen değişmek ve evrim geçirmekle birlikte genel olarak özetle araçta ele geçen maddenin kendisine ait olmadığını ve oraya ne şekilde konulduğunu bilmediğini savunmakta ise de, sanığın ticari taksi şoförü olduğu, aracı sadece kendisinin kullandığı ve araç anahtarını kimseye vermediğini ifade ettiği, bu halde sanığın sürekli olarak görebileceği bir yer olan torpido gözüne sanığın bilgisi haricinde başka bir kişinin uyuşturucu madde bırakmasının esasen mümkün olmadığı gibi böyle bir durumun hayatın olağan akışına da uygun olmayacağı değerlendirildiğinden araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğu sonucuna varılarak, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere ele geçen uyuşturucu maddenin miktar, sayı ve paketleniş şekli ile sanığın yakalanma koşullarının sanığın uyuşturucu maddeyi bulundurma-taşıma amacını ortaya koyacağı, somut olayda uyuşturucu madde kullanmadığını savunan sanığın, ticari aracında satışa hazır fişekler halinde kişisel kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu maddeyi bulundurmasının ancak suça konu uyuşturucu maddeleri ticaret veya başkalarına temin amacıyla aracında taşıdığı hususu ile açıklanabileceği bu nedenle sanığın eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak sanığın TCK'nın 188/3. maddesine uyan suçtan cezalandırılmasına, ancak aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.09.2022 tarihli, 2021/10-148 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) 9 uncu maddesine göre, olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte bir "önleme araması kararının" dosya arasında bulunduğu dikkate alınarak yapılan incelemede, sanığın şoförü olduğu araçta yapılan aramanın hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır. Olay tutanağı içeriği, arama kararı, sanığın savunmaları, tanıkların beyanları, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, paket sayısı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Suç vasfı ve yaptırımların yerinde olduğu anlaşılmış, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarih, 2019/1978 Esas, 2021/1088 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.