İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14303 Karar: 2024/5536 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14303 K.2024/5536

8. Ceza Dairesi 2024/14303 E. , 2024/5536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/564 E., 2018/100 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.20

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14303 E. , 2024/5536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/564 E., 2018/100 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.20

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14303 E. , 2024/5536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/564 E., 2018/100 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2017/564 Esas, 2018/100 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine dair hükmün istinaf edilmeksizin 15.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/26020 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/26020 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2018 tarihli kararına konu 31/03/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçunun; sanığın 04/11/2013 tarihinde işlediği aynı nevi suçtan açılan kamu davası sonucunda Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2016 tarihli ve 2010/462 esas, 2016/130 esas sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 31.03.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2017 tarihli ve 2017/832 Soruşturma, 2017/362 Esas, 2017/357 sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı, B. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.02.2018 tarihli ve 2017/564 Esas, 2018/100 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine dair hükmün istinaf edilmeksizin 15.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, C. Sanığın erteleme kararının denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı işlediği suçtan dolayı mahkum olduğunun ihbarı üzerine Amasya İnfaz Hakimliğinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/2279 Esas, 2020/2451 Karar sayılı kararı ile ertelenen hükmün aynen infazına karar verildiği ve kararın 29.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/642 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararının incelenmesinde; sanığın 04.11.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/642 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 04.07.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/642 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 04.07.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 31.03.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 31.03.2017 tarihli eylemini, Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 04.07.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan ... nedeniyle açılan kamu davasında, mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.02.2018 tarihli hükmünün aynen infazına dair Amasya İnfaz Hakimliğinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/2279 Esas, 2020/2451 Karar sayılı dair kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2017/564 Esas, 2018/100 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla