Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14309 E. , 2024/7168 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/612 Esas, 2019/824 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14309 E. , 2024/7168 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/612 Esas, 2019/824 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/612 Esas, 2019/824 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 12.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31962 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31962 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 03/03/2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı Gaziosmanpaşa 19. Ceza Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve 2015/1649 esas, 2016/311 sayılı kararıyla mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 12/05/2016 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 04/08/2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli ve 2018/612 esas, 2019/824 sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 04/08/2016 tarihindeki eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamında verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hâle gelmesi sağlandıktan sonra, her iki suça ilişkin birlikte inceleme yapılarak delillerin değerlendirilmesi, ikinci suç bakımından mahkumiyete yeterli delil bulunduğu ve bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiğinin tespiti hâlinde bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 04.08.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2018 tarihli ve 2016/52020 Soruşturma, 2018/164 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 15.02.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, B. Şüphelinin erteleme süresi içerisinde 18.05.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarihli ve 2018/53420 Soruşturma, 2018/17153 Esas, 2018/14066 sayılı iddianamesi ile Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C.Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/612 Esas, 2019/824 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 12.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Dosya arasındaki Gaziosmanpaşa 19. Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/1649 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararının kararının incelenmesinde; Sanığın 03.03.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2013 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 5. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, sanığın tedbirin gerekliliklerini yerine getirmediğinin bildirilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınmasıyla, Gaziosmanpaşa 19. Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/1649 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.05.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. E.28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/1649 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.05.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 04.08.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup; Kanun yararına bozulması talep edilen 04.08.2016 tarihli eyleme ilişkin dava dosyasında; kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılan Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/1649 Esas, 2016/311 Karar sayılı dosyasının akıbetinin araştırılıp, dosya derdest ise her iki dava dosyasının birleştirilmesi, derdest değil ise birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hâle gelmesi sağlandıktan sonra, her iki suça ilişkin birlikte inceleme yapılarak delillerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/612 Esas, 2019/824 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.