Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14318 E. , 2024/6898 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/787 Esas, 2021/25 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14318 E. , 2024/6898 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/787 Esas, 2021/25 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/787 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 11.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24077 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24077 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 11/12/2013 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2014 tarihli ve 2014/484 esas, 2014/365 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın 22/02/2016 tarihinde inceleme konusu aynı türden suçları işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2021 tarihli ve 2021/234 esas, 2021/377 sayılı kararı ile hükmün açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23/03/2022 tarihli ve 2021/2642 esas, 2022/1147 sayılı kararında "...Sanığın 11/12/2013 tarihinde işlediği kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 6545 sayılı yasanın 85.maddesi ile 5320 sayılı kanuna eklenen geçici 7/2 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 16/01/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 22/02/2016 tarihinde işlediği ve yargılaması Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/787 esas, 2021/25 karar sayılı dosyasında yapılan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle mahkumiyetine karar verilerek yapılan ihbar üzerine hükmün açıklandığı anlaşılmakla Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 200/787 esas, 2021/25 karar sayılı dosyasındaki suçun 6545 sayılı yasanın 85.maddesi kapsamında Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/484 esas, 2014/365 karar sayılı kararı ile verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu..." şeklinde açıklamalara yer verildiği nazara alındığında, incelemeye konu 22/02/2016 tarihli eylemin daha önceden Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesince 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 05.12.2014 tarihinde zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, bu eylemlerden dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 22.02.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli ve 2016/659 Soruşturma, 2016/49 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 13.06.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, B. Şüphelinin erteleme süresi yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2020 tarihli ve 2016/659 Soruşturma, 2020/909 Esas, 2020/869 sayılı iddianamesi ile Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.01.2021 tarihli ve 2020/787 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 11.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2014 tarihli ve 2014/484 Esas, 2014/365 Karar sayılı kararının kararının incelenmesinde; Sanığın 11.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2014 tarihli ve 2014/484 Esas, 2014/365 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 16.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, yapılan ihbar üzerine Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2021 tarihli ve 2021/234 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/2642 Esas, 2022/1147 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2014 tarihli ve 2014/484 Esas, 2014/365 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 16.01.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 22.02.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 22.02.2016 tarihli eylemini, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 16.01.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında, mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/787 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.