Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14326 E. , 2024/6896 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/623 değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14326 E. , 2024/6896 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/623 değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2009/34 Esas, 2010/53 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ek kararına sanık tarafından yapılan itirazın Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2020 tarihli, 2020/623 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/21328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/21328 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/04/2010 tarihli kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 191/5 maddesi gereğince sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde hükmolunan cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, hüküm olunan cezanın düşmesine şeklinde belirtilmesi hatalı ise de; söz konusu hatanın, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle sonuca etkili olmadığı düşünülerek yapılan incelemede, Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/04/2010 tarihli kararında, sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedildiği anlaşılmakla; tedbire uyulmadığı takdirde, anılan hükmün 8. paragrafında da belirtildiği üzere aynen infaz kararı verilmesi gerekirken Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/10/2011 tarihli kararı ile duruşma açılmak suretiyle yeni bir hüküm tesis edildiği anlaşılmakla; itiraz üzerine merci Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli kararı ile itirazın, Mahkemesince yeni bir hüküm tesis edilmeyip aynen infazına karar verilmesi gerektiğinden bahisle kabulüne karar verilmesi gerekirken, hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi uyarınca uyarlama yapılması gerektiğinden bahisle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, Bakırköy 1. Sulh Ceza mahkemesinin 26/10/2011 tarihli kararının kaldırılmış olması karşısında sonucu bakımından kanun yararına bozma konusu yapılmamıştır. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli kaldırma kararı üzerine, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2019 tarihli ve 2009/34 esas, 2010/503 sayılı ek kararı ile; Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/04/2010 tarihli kararı ile verilen hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken, dosyanın geçirmiş olduğu safahat anlatılmak suretiyle ve merci Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli kararının gerekçesinde hatalı da olsa belirtildiği üzere 6545 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yeniden mahkumiyet hükmü kurularak, 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek suretiyle mükerrer ceza tesis edildiği anlaşılmakla itirazın bu yönden kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.07.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2009 tarihli ve 2009/72556 Soruşturma, 2009/34386 Esas, 2009/6851 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 tarihli ve 2009/834 Esas, 2010/477 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.05.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve infaza gönderildiği, C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından hükümlünün tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine, Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 tarihli ve 2009/834 Esas, 2010/477 Karar sayılı ek kararı ile hükümlünün 5237 sayılı Kanunk'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, D. Hükümlünün itirazı üzerine mercii Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli 2017/1034 Değişik İş sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verildiği, E. Dosyanın yeniden ele alınması ile; Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2009/34 Esas, 2010/53 Karar sayılı ek kararı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, F. Karara sanığın itiraz etmesi üzerine; mercii Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.04.2020 tarihli, 2020/623 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. G. Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 tarihli ve 2009/834 Esas, 2010/477 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinin ardından bu kararın aynen infazı niteliğindeki 26.10.2011 tarihli ek karara yapılan itiraz üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli itirazın kabulüne yönelik kararı üzerine dosyanın yeniden ele alınmasında; Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2009/34 Esas, 2010/503 sayılı ek kararında, Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 tarihli kararı ile kesinleşen mahkumiyet hükmünde bir hukuka aykırılık bulunmaması halinde 5272 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5272 sayılı Kanun) 98 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken, 6545 sayılı Kanun uyarınca yapılan değişiklikler yönünden de herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, infazda tereddüt yaratacak biçimde yeniden mahkumiyet hükmü kurularak 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle mükerrer ceza tesis edildiğinden, karara yapılan itirazın bu yönden kabulü gerekirken reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2020 tarihli, 2020/623 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.