İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14365 Karar: 2024/7848 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14365 K.2024/7848

8. Ceza Dairesi 2024/14365 E. , 2024/7848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/79 Esas, 2021/206 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14365 E. , 2024/7848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/79 Esas, 2021/206 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14365 E. , 2024/7848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/79 Esas, 2021/206 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/79 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 26.03.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38961 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38961 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın talimatla savunmasının alındığı 16/09/2008 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/04/2012 ile yeni suçun işlendiği 25/10/2014 tarihleri arasında (2 yıl 6 ay 19 gün) durmasını müteakip, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 25/10/2014 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 16/09/2008 tarihinden, hükmün açıklandığı 04/03/2021 tarihine kadar geçen (12 yıl 5 ay 16 gün) süreden, durma süresi çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 04.03.2007 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 08.05.2007 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmış, dava dosyası 2 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 28.12.2007 tarihli 2007/1180 Esas, 2007/ 978 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Gelibolu Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. B. Yapılan yargılama sonucunda, Gelibolu Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/188 Esas, 2008/202 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, karar, 25.11.2008 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. Sanığın denetimi ihlal ettiğinin belirtilmesi nedeniyle 08.11.2010 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek dosya yeniden ele alınmış, Gelibolu Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2012 tarihli ve 2010/403 Esas, 2012/76 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 06.04.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin tarihinde kesinleşmiştir. C. Sanığın denetim süresi içerisinde 25.10.2014 tarihinde işlediği görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırıldığının ve kararın 16.10.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine; Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.03.2021 tarihli ve 2020/79 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 26.03.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların 191 inci maddenin ikinci fıkrasına 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20 inci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alındığında; Sanığın sorgusunun yapıldığı 21.09.2007 tarihinden mahkûmiyet kararının verildiği tarihe kadar, denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği tarihle birlikte duran süre ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.04.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 25.10.2014 tarihi arasında duran süre eklendiğinde, karar tarihi itibariyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir. E. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/79 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla