Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14399 E. , 2024/9159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/247 Esas, 2016/455 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 20
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14399 E. , 2024/9159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/247 Esas, 2016/455 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/247 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 25.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41262 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41262 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/12/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 03/02/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, Bu haliyle, mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.06.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2014 tarihli ve 2014/7344 Soruşturma, 2014/163 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, tedaviye tabi tutulmasına dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmeden kesin olarak verildiği, kararın şüpheliye 02.02.2015 tarihinde tebliğ edilerek, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2015 tarihli ve 2015/4788 Soruşturma, 2015/1504 Esas, 2015/1253 sayılı iddianamesi ile Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli 2015/182 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararı ile ''... sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etme şartının olayda gerçekleşmediği'' gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, sanık hakkında verilen tedavi hükümlerinin uygulanması için kararın Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, C. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/12681 Soruşturma, 2015/392 sayılı ek kararı ile yeniden kesin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verildiği, kararın şüpheliye 28.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, erteleme süresinde şüphelinin 31.01.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak yine 08.06.2014 tarihli ... esas alınarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2016 tarihli ve 2015/12681 Soruşturma, 2016/1279 Esas, 2016/1050 sayılı iddianamesi ile Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2016 tarihli ve 2016/247 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 25.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. E. Dava dosyasının incelenmesinde; 1. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hüküm karşısında; sanık hakkında 08.06.2014 tarihli fiil nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesince yargılama yapılıp 09.09.2015 tarihinde gerekçesi ve niteliği itibarıyla durma kararı niteliğinde bir karar verilmesine rağmen aynı fiil nedeniyle 31.03.2016 tarihli iddianame ile Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesine yeniden kamu davası açıldığı, Mahkemece kanun yararına bozma istemine konu dava dosyasında aynı fiil nedeniyle mükerrer olarak açılan ikinci kamu davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğu, 2. Suç tarihi olan 08.06.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, Mahkemece sanığın kovuşturmaya konu eylemine ilişkin olarak lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapılarak yukarıda belirtilen yasal değişiklikler öncesi ve sonrasına ilişkin ayrı ayrı hükümler kurulup karşılaştırmak suretiyle somutlaştırma yapılıp, sonuç ceza itibarı ile lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. F. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.