Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14418 E. , 2024/8768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/485 Esas, 2021/161Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 28. Asliye
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14418 E. , 2024/8768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/485 Esas, 2021/161Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/485 Esas, 2021/161Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35840 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35840 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/485 esas, 2021/161 sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca uyarlama talebinde bulunulması üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu nazara alındığında, sanık hakkında İzmir (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/06/2010 tarihli ve 2010/170 esas, 2010/1041 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın tedbirlere uymadığının tespit edilmesi üzerine hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, daha önce sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca sanık lehine uygulama yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.11.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2010 tarihli ve 2010/5905 Soruşturma, 2010/3849 Esas, 2010/2019 sayılı iddianamesi ile İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2010 tarihli ve 2010/170 Esas, 2010/1041 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 14.09.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve infaza gönderildiği, C. Sanığın tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine, İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2014 tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği kararın 04.03.2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, D. Hükümlünün 04.08.2020 tarihli uyarlama talepli dilekçesine istinaden yapılan yargılama sonucunda İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.02.2021 tarihli ve 2020/485 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dava dosyası kapsamına göre, İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2014 tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/202 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik uyarlama talebine istinaden yapılan yargılamada İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.02.2021 tarihli ve 2020/485 Esas, 2021/161Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de; 28.062014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde düzenle karşısında, hükümlü hakkında İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2010 tarihli ve 2010/170 Esas, 2010/1041 Karar sayılı kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve hükümlünün tedbirlere uymadığının tespit edilmesi üzerine hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, daha önce hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/485 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.