İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14437 Karar: 2025/381 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14437 K.2025/381

8. Ceza Dairesi 2024/14437 E. , 2025/381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İsta

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14437 E. , 2025/381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İsta

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14437 E. , 2025/381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın 10.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.03.2023 tarihli ve 2022/4758 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38869 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın 03/03/2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle inceleme konusu dosyadan yapılan ihbar üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine dair İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2020 tarihli ve 2020/80 esas, 2020/288 sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01/12/2021 tarihli ve 2020/3047 esas, 2021/2786 karar sayılı ilamı ile; "...İstinaf başvurusunun esastan reddine... incelenen dosyadaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının TCK'nın 191/8 maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı niteliğinde olduğu, bu nitelikteki bir kararın 5 yıllık denetim süresi içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçunun, denetimin ihlali olarak kabulü gerekeceği, somut olayda ihbarı yapan İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarih ve 2019/160 esas 2019/865 karar sayılı ilamına konu 27/07/2018 tarihli eyleminin de zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olabileceği değerlendirilmekle, istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmiş bu ilam yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi için gereğinin takdir ve ifası amacı ile ilk dereceli mahkeme tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, incelemeye konu 03/03/2017 tarihli eylemin daha önceden İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihinde, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 03.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2017 tarihli ve 2017/33215 Soruşturma, 2017/20448 Esas, 2017/3492 sayılı iddianamesi ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2017/223 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararı ile, sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 04.05.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 27.07.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, sanığın 27.07.2018 tarihli eylemini, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 04.05.2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/160 Esas, 2019/865 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla