Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14431 E. , 2025/385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14431 E. , 2025/385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/410 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 25.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.03.2023 tarihli ve 2022/10992 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37586 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 28/10/2019 tarihinde işlemiş olduğu suça ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın inceleme konusu yapılmayan 28/09/2017 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden suç nedeniyle mahkumiyetine ilişkin Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2020 tarihli ve 2020/227 Esas, 2020/497 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/12/2021 tarihli ve 2021/1147 Esas, 2021/1801 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Sanık hakkında (inceleme konusu yapılmayan) 28/09/2017 tarihinde işlediği aynı neviden suç sebebiyle Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/12/2017 tarihli ve 2017/1619 soruşturma 2017/40 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararda itiraz süresinin 15 gün yerine "7 gün" olduğunun yazıldığı, bilahare şüphelinin tekrar uyuşturucu madde kullanması sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 23/07/2018 tarihli iddianame ile Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine ilişkin anılan mahkemenin 06/07/2020 tarihli ve 2020/227 Esas, 2020/497 sayılı kararının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/12/2021 tarihli ve 2021/1147 Esas, 2021/1801 karar sayılı ilamı ile bozulduğu, Yine adı geçen sanık hakkında (inceleme konusu yapılmayan) 11/12/2017 tarihinde işlediği aynı neviden suç sebebiyle Avanos Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/04/2018 tarihli ve 2017/1882 soruşturma 2018/16 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olduğunun yazıldığı, bilahare şüphelinin tekrar uyuşturucu madde kullanması sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 24/10/2019 tarihli iddianame ile Avanos Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, anılan mahkemenin 12/02/2020 tarih ve 2019/626 Esas, 2020/142 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında, Somut olayda, gerek Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/12/2017 tarihli ve 2017/1619 soruşturma 2017/40 sayılı gerekse Avanos Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/04/2018 tarihli ve 2017/1882 soruşturma 2018/16 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlarda, anılan kararlara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 28.09.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2017 tarihli, 2017/1619 Soruşturma Numaralı, 2017/40 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 15.01.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 05.02.2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2018 tarihli ve 2017/1619 Soruşturma, 2018/260 Esas, 2018/249 sayılı iddianamesi ile Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 06.07.2020 tarih, 2020/227 Esas, 2020/497 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarih, 2021/1147 Esas, 2021/1801 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada 02.03.2023 tarihli karar ile durma kararı verilmiştir. B. Sanığın 28.10.2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak içi uyuşturucu madde bulundurma suçu sebebi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca açılan kamu davasında Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.06.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/410 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 25.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Şüpheli hakkında Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.12.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gibi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, sanığın tüm eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, inceleme konusu davada 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmediği, erteleme kararının usulsüz olarak verilmesi nedeniyle kesinleşmediği gözetildiğinde, sanığın kanun yararına bozma istemine konu 28.10.2019 tarihli eylemi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 28.09.2017 ve 05.02.2018 tarihli tüm eylemlerin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, buna göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edileceğinden ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağından, Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesince, dava dosyasının Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/135 Esas sayılı davası ile birleştirilmesi sağlandıktan sonra, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından; bu hususun yerine getirilmeksizin mahkemesince doğrudan mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi sonucu itibariyle yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/410 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.