Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14426 E. , 2025/785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2020/112 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14426 E. , 2025/785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2020/112 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 2022/27415 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40715 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, 10/09/2018 tarihli eylemi nedeniyle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/10/2018 tarihli ve 2018/8370 soruşturma, 2018/137 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, 14/12/2018 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçunu oluşturduğu kanaati ile Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/07/2020 tarihli 2020/12 Esas, 2020/112 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a maddesi yollaması ile 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın ilk kez atılı suçu işlediği düşünülerek kanun gereği zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Sanığın inceleme dışı 18/12/2019 tarihli aynı türden eylemi nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 10/09/2018 tarihli eylemi ile ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/12/2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/249 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 28/06/2021 tarihli ve 2021/44 Esas, 2021/953 sayılı kararı ile "...Sanık hakkında suç tarihi 10/09/2018 tarihli eylem nedeniyle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/10/2018 tarih, 2018/8370 Soruşturma 2018/137 Karar numaralı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve usulüne uygun olarak bizzat 15/10/2018 tarihinde sanığa tebliğ edilerek kesinleştirildiği, bu itibarla kesinleşme tarihinden sonra ihlal olarak kabul edilmesi gereken eylemin Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine açılan dava sonunda sanığın eyleminin “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu kapsamında kaldığı kabul edilen 14/12/2018 tarihli eylem olacağı, hukuki kesinti oluşturan ilk iddianame tarihinin 27/12/2019 olduğu gözetildiğinde ise 18/12/2019 tarihli eylemin 10/09/2018 tarihli eylemle birlikte zincirleme şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekeceği gözetilerek Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz edilmeksizin kesinleşen 14/07/2020 tarih ve 2020/12 Esas, 2020/112 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının temini yönünden Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunulması, kanun yararına bozma yoluna gidilmesi halinde dosyanın kanun yolundan dönüşünün beklenmesi, anılan kararın kanun yararına bozulması halinde her iki dava dosyası birleştirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmiş olması, şeklindeki açıklamalar ile kanun yararına bozma ihbarında bulunduğu nazara alındığında, İncelemeye konu 14/12/2018 tarihli suçun, daha önceden Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/10/2018 tarihli ve 2018/8370 soruşturma, 2018/137 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın erteleme süresinde işlendiği ve ihlal niteliğinde olduğundan ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasının düşmesine kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 10.09.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2018 tarihli kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 31.10.2018 tarihinde kesinleştirilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin 18.12.2019 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek erteleme kararının kaldırıldığı, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2019 tarihli ve 2018/8370 soruşturma, 2019/4049 Esas, 2019/3434 sayılı iddianamesi ile Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 02.12.2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2021 tarih, 2021/44 Esas, 2021/953 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verildiği, B. Sanık hakkında, 14.12.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2020 tarihli ve 2018/11482 soruşturma, 2020/63 Esas, 2020/3 sayılı iddianamesi ile Niğde 2.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Niğde 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2020/12 Esas, 2020/112 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, 04.09.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise, yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2-3. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191/8 maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında; Sanığın 14.12.2018 tarihli eylemini, 11.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli sayılabileceği, mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2020/12 Esas, 2020/112 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Niğde 5 Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/362 Esas sayılı dosyasına (2020/1 Esas ve 2020/249 Karar sayılı dosyası) gereği için ihbarda bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.