İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14456 Karar: 2025/1298 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14456 K.2025/1298

8. Ceza Dairesi 2024/14456 E. , 2025/1298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/551 E. 2018/743 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.0

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14456 E. , 2025/1298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/551 E. 2018/743 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.0

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14456 E. , 2025/1298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/551 E. 2018/743 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-4 a. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli, 2017/551 Esas, 2018/743 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 09.11.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/16646 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38959 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının tebliği için çıkartılan evrakın 21/07/2015 tarihinde sanığın askerde olduğu gerekçesi ile iade edildiği, tekrar düzenlenen evrakın sanığın mernis adresi olduğu belirtilerek "Yükseltepe Mah. .... Sk. No:... İç Kapı No:K ... Ankara" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut Atkaracalar Askerlik Şube Başkanlığının 07/12/2015 tarihli yazısında şüphelinin 18/03/2015 tarihinde askere sevk edildiği ve muhtemel terhis tarihinin 27/04/2016 olduğunun belirtildiği nazara alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğ işleminin usulsüz olduğu, kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda denetim süresinin de başladığının kabul edilemeyeceği cihetle, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.05.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2015 tarihli ve 2015/90314 Soruşturma, 2015/2686 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden infazı için Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2017 tarihli ve 2015/90314 Soruşturma, 2017/18795 Esas, 2017/14182 sayılı iddianamesi ile Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.09.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/743 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 09.11.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde "Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır." ve ikinci fıkrasında "Yukarıdaki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır." düzenlemelerinin yer aldığı, somut olayda; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararının sanığın bilenen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın sanığın askerde olması sebebi ile 21.07.2015 tarihinde iade olduğu, ikinci kez çıkarılan tebligatın ise 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre 22.10.2015 tarihinde tebliğ edilerek, dosyanın erteleme kararının infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği ve infazına başlanıldığı, sanığın Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne de asker olduğunu bildirmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ara verildiği, sanığın askerliğini bitirmesi sonrası tedbirin devam ettiği anlaşılmış ise de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ tarihinde asker olduğu anlaşılan sanığa 7201 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen usûle uyulmadan yapılan tebligatın geçersiz olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmediği, bu nedenle sanık hakkındaki erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamada ısrar ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "durma" kararı verilerek kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliği ve kesinleşmesi ile infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli, 2017/551 Esas, 2018/743 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla