İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14464 Karar: 2025/1295 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14464 K.2025/1295

8. Ceza Dairesi 2024/14464 E. , 2025/1295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/485 E., 2019/310 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2018 tarihli i

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14464 E. , 2025/1295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/485 E., 2019/310 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2018 tarihli i

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14464 E. , 2025/1295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/485 E., 2019/310 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli, 2018/485 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın 10.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/24241 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/38862 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 28/03/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/606 sayılı kararının 24/03/2015 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 23/10/2018 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli ve 2020/171 esas, 2021/89 sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02/06/2022 tarihli ve 2021/897 esas, 2022/1551 sayılı kararında yer alan, "...Sanık hakkında ihbara konu İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/280 Esas sayılı dosyasındaki eylemin zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olmadığı, istinaf edilmeden kesinleşen İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/485 Esas ve 2019/310 Karar sayılı dosyasındaki 24/04/2018 suç tarihli eylemin, istinaf incelemesine konu zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali olduğunun nazara alınmayarak; Sanık hakkında, 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası verilen İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2019 tarihli, 2018/485 Esas ve 2019/310 Karar sayılı 10/05/2019 tarihinde kesinleşen, 24/04/2018 tarihli eyleminin; istinaf incelemesine konu Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli 2020/171 Esas ve 2021/89 Karar sayılı zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğundan, istinaf edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle kanun yararına bozma talebine konu edilmesi için, ilk derece mahkemesi tarafından İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesine bildirimde bulunulması gerektiği halde bulunulmadığı anlaşılmakla,..." şeklindeki açıklamalar ile bozulduğu, sonrasında, anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulduğu, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Sanığın 24/04/2018 tarihinde inceleme konusu aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonunda İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2019 tarihli ve 2018/485 esas, 2019/310 sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, incelemeye konu 24/04/2018 tarihli eylemin daha önce Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2015 tarihinde kesinleşen, 06/11/2014 tarihli ve 2014/99 esas, 2014/606 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın denetim süresi içerisinde işlendiği, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2015 tarihli kararının, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.04.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2018 tarihli ve 2018/118909 Soruşturma, 2018/34285 Esas, 2018/28146 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, B. İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/485 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın 10.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Sanık hakkında, 28.03.2013 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2013 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/606 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 24.03.2015 tarihinde kesinleştiği, 23.10.2018 tarihli eyleme ilişkin İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/280 Esas, 2019/1035 Karar sayılı kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/897 Esas, 2021/1551 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve sanığın kanun yararına bozma ihbarına konu 24.04.2018 tarihli eyleminin ihlal mahiyetinde olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/606 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verildiği, sanığın 24.04.2018 tarihli eylemini Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 24.04.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli, 2018/485 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla