Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14508 E. , 2025/3349 K. "İçtihat Metni" MAHKEME- KARAR : 1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı HÜKÜMLÜ : ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14508 E. , 2025/3349 K. "İçtihat Metni" MAHKEME- KARAR : 1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı HÜKÜMLÜ : ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 22.11.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1.maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/2022 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57576 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında 08/10/2015 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/12/2015 tarihli ve 2015/5156 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2016 tarihli ve 2016/21 esas, 2016/149 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği aynı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, anılan Mahkemenin 07/06/2022 tarihli ve 2022/244 esas, 2022/522 sayılı kararı ile hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verildiği, yine 19/11/2015 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20/01/2016 tarihli ve 2016/296 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarihli ve 2016/88 esas, 2016/380 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanığın her iki eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/21 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan 08/12/2015 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/380 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde: Hükümlü hakkında, 08.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2015 tarihli ve 2015/10910 Soruşturma, 2015/521 sayılı kararı ile, 237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, doğrudan hükümlünün MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 03.11.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği, Hükümlünün 25.11.2015 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarihli ve 2015/10910 Soruşturma, 2015/5707 Esas, 015/5156 sayılı iddianamesi ile ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 23.03.2016 tarihinde kesinleştiği, erteleme süresi içerisinde hükümlünün 04.12.2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin ihbar olunması üzerine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanması ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/380 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde: Hükümlü hakkında, 19.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli ve 2016/315 Soruşturma, 2016/336 Esas, 2016/296 sayılı iddianamesi ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.11.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 22.11.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dava dosyaları kapsamında somut olayların incelenmesinde; 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1 ve 8. maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, hükümlü hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak şüpheliye 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağından dava şartının da gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre dava şartı olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında kanun yararına bozma istemlerine konu 08.10.2015, 19.11.2015 tarihli eylemler ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale gediğinden ve inceleme konusu hükümler hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. ...
Özgün Analiz
Olay Özeti: Aynı hükümlünün 08.10.2015 ve 19.11.2015 tarihli iki ayrı kullanma eylemi için iki farklı Asliye Ceza Mahkemesince ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. Kanun yararına bozma istemi, eylemlerin birleştirilip tek suç sayılması gerektiği yönündedir.
Hukuki İlke: Dairenin yerleşik uygulamasına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihe kadar işlenen tüm kullanma eylemleri tek suç sayılır; erteleme kararının usulsüz tebliğ nedeniyle kesinleşmemesi halinde ilk hukuki kesintiden önceki eylemler birleştirilmelidir.
Uygulama Sonucu: Tevdi; her iki eylemin ilk iddianameden önce işlendiği belirlenmekle, bu husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosya Adalet Bakanlığına sunulmak üzere gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Kişi hakkında farklı yerlerde ayrı kullanma davaları açılmışsa, ilk hukuki kesintiden (ilk iddianame tarihinden) önceki eylemlerin tek suç sayılıp birleştirilmesi istenmeli; bu, ayrı ayrı verilen cezaların toplamının önüne geçer.