Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14521 E. , 2025/2945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E. 2020/435 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Baş
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14521 E. , 2025/2945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E. 2020/435 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2023/918 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54012 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 Esas, 2017/6802 Karar sayılı ilâmında "....bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir..." şeklinde belirtildiği üzere, denetim süresinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçu ile aynı neviden olması gerektiğinden, sanığın denetim süresi içerisinde 21/11/2018 tarihinde aynı neviden olmayan nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 10.12.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2014 tarihli ve 2014/1356 Soruşturma, 2014/458 Esas, 2014/268 sayılı iddianamesi ile Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli, 2017/62 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.05.2017 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın 21.11.2018 tarihli hırsızlık ve mala zarar verme suçları sebebi ile yapılan yargılama sonucu Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarih, 2018/786 Esas, 2018/920 Karar sayılı kararın ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak kanun yararına bozma istemine konu Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 21.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, "hırsızlık ve mala zarar verme” suçlarından verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında HAGB kararı verilen sanık, denetim süresi içinde nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işleyince mahkeme hükmü açıklayarak 10 ay hapse mahkûm etmiş ve karar kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının talebiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.
Hukuki İlke: TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde verilen HAGB kararları, CMK'nın 231. maddesine göre özel düzenleme niteliğindedir; denetim süresinde hüküm ancak ihbara konu yeni suçun yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olması hâlinde açıklanabilir, farklı türden suçlar hükmün açıklanmasına dayanak yapılamaz. Daire bu yönde Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/7380 E., 2017/6802 K. sayılı ilamına atıf yapmıştır.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek, hırsızlık ve mala zarar verme mahkûmiyetine dayanılarak hükmün açıklanması kanuna aykırı bulunmuş ve karar CMK'nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanımından HAGB alan müvekkil denetim süresinde başka türden bir suç işlese bile hüküm açıklanamaz; müdafi TCK 191'in özel rejimini hatırlatmalı, hüküm yanlışlıkla açıklanıp kesinleşmişse kanun yararına bozma başvurusunu gündeme getirmelidir.