İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14563 Karar: 2025/3558 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14563 K.2025/3558

8. Ceza Dairesi 2024/14563 E. , 2025/3558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/503 E. 2015/812 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Adan

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14563 E. , 2025/3558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/503 E. 2015/812 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Adan

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14563 E. , 2025/3558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/503 E. 2015/812 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarih, 2015/503 Esas, 2015/812 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 18.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/24775 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2022/58146 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği, benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/01/2022 tarihli ve 2021/14513 esas, 2022/341 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması, ardından sanık hakkında daha önce Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2013/1238 esas, 2014/222 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Hükümlü hakkında, 18.09.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2013 tarihli, 2013/71067 Soruşturma, 2013/27595 Esas, 2013/10151 sayılı iddianamesi ile Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarih, 2013/1238 Esas, 2014/222 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve kararın 20.03.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarih, 2015/503 Esas, 2015/812 Karar sayılı kararı ile "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, kararın 18.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. A. Hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinde, "(1) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur" şeklinde yer alan düzenlemeye göre, hükümlü hakkında daha önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle anılan Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, geçici 7/3. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B. Kabule göre ise; Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarih, 2015/503 Esas, 2015/812 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla