Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14575 E. , 2025/3965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/480 E., 2020/18 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, 03.02.2017 tarihli eylemi ha
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14575 E. , 2025/3965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/480 E., 2020/18 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, 03.02.2017 tarihli eylemi hakkında Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli, 2019/480 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkûmiyet karar verildiği, kararın 12.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5174 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59032 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine karar verilmekle birlikte hakkında ikinci kez mükerrir olduğundan bahisle tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2010 tarihli ve 2010/31 Esas, 2010/115 sayılı kararı ile Saruhanlı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 28/04/2010 tarihli ve 2009/355 Esas, 2010/98 sayılı kararlarında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bir kararın bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 03.02.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarih, 2017/249 Soruşturma, 2018/2 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, B. Hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmaması nedeniyle Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2019 tarih, 2018/1932 Soruşturma, 2018/361 Esas, 2018/357 İddianame numaralı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli, 2019/480 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay cezalandırılmasına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 12.02.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ek karar ile, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hüküm kısmının karardan çıkartılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine verilmiş ise de, 13.01.2022 tarihli kararın ve bu karar karşı yapılan itirazın reddine dair Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2022/192 Değişik iş sayılı kararının yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede; D. Kanun yararına bozmaya konu dava dosyasınında, hükümlü hakkında tekerrür hükümleri uygulanmaması gerekmekte ise de; Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini gerekirken yazılı gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ancak kanun yararına bozma istemine bu hususun konu edilmediği anlaşılmakla bu hususta kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.