Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14581 E. , 2025/4194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/610 E., 2022/426 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ...26. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14581 E. , 2025/4194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/610 E., 2022/426 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ...26. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği, kararın 27.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/28712 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve ...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 06/10/2020 tarihli eylemi nedeniyle, daha önce aynı suçu içerir eylemi nedeniyle ...24. Ceza Mahkemesinin 2020/442 Esas sayılı dosyasında yargılama olduğundan kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açılmasını müteakip, yine sanığın 29/09/2020 tarihli eylemi sebebiyle de kamu davası açılarak ...26.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/610 Esas sayılı dosyası birleştirilmesini takiben sanığın yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanık hakkında mahkumiyetine karar verilen ...24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2021 tarihli kararının yukarıda 1 nolu başlık altında belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğu, bu durumda sanık hakkında kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp, dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Dava dosyası arasına alınan ...24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2020/442 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 1. Hükümlü hakkında, 25.02.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ...Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2020 tarihli ve 2020/39686 Soruşturma numaralı, 2020/2455 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın hükümlüye 09.06.2020 tarihinde usulsüz şekilde tebliğ edildiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 09.06.2020 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalandığı, uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine soruşturma dosyasının da birleştirildiği, erteleme kararının kaldırılarak ...Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2020 tarihli ve 2020/39686 Soruşturma, 2020/24004 Esas, 2020/17039 sayılı iddianamesi ile ...24. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 08.07.2021 tarihli ve 2020/442 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 16.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Hükümlü hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.04.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin hükümlüyü yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi ihlâl kabul edilen 08.02.2018 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun'a aykırı görülmüştür. B. Kanun yararına bozma istemine konu ...26. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2020/610 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 1. Hükümlü hakkında, 06.10.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ...Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında, ...26. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2020/610 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 27.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Hükümlünün 25.02.2020 tarihli eylem nedeniyle verilen 22.04.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yolu başvuru süresinin hükümlüyü yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gibi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, sanığın tüm eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, inceleme konusu davada 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmediği, erteleme kararının usulsüz olarak verilmesi nedeniyle kesinleşmediği gözetildiğinde, hükümlünün doğrudan kamu davasına konu 06.10.2020 tarihli eylemi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 25.02.2020, 09.06.2020, 29.09.2020 tarihli tüm eylemlerin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, buna göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar hükümlü tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edileceğinden ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağından, hükümlünün tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından; bu hususun yerine getirilmesinin mahkemesince doğrudan mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ...26. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2020/610 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.