İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14667 Karar: 2025/8221 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14667 K.2025/8221

8. Ceza Dairesi 2024/14667 E. , 2025/8221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/5 Esas, 2021/522 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14667 E. , 2025/8221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/5 Esas, 2021/522 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14667 E. , 2025/8221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/5 Esas, 2021/522 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6., 43. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 13.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/34078 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55714 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, mahkumiyetine karar verilen diğer sanık yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 22/12/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2019 tarihli ve 2019/92544 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, anılan Mahkemenin 18/01/2021 tarihli ve 2019/596 esas, 2021/81 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Yine aynı sanık hakkında 12/05/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2019 tarihli ve 2019/101177 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2021 tarihli ve 2020/5 esas, 2021/522 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/596 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 28/05/2019 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, anılan Mahkemenin 18/01/2021 tarihli ve 2019/596 esas, 2021/81 sayılı kararının evvelce 26/02/2021 tarihi itibariyle itiraz edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında,Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2021 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 22.12.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2019 tarihli iddianamesi ile Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarihli ve 2019/596 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1.-6. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 26.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, B. Şüpheli hakkında, 12.05.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2019 tarihli, 2019/101177 Soruşturma, 2019/59867 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2020/5 Esas, 2021/522 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 13.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. Sanığın her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/596 Esas, 2021/81 Karar sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 28.05.2019 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/596 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararının 26.02.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğu için davaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/596 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi ve aradaki ceza miktarı kadar ek cezaya hükmolunması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2020/5 Esas, 2021/522 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla