İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14718 Karar: 2025/9198 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14718 K.2025/9198

8. Ceza Dairesi 2024/14718 E. , 2025/9198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2021/287 Esas, 2022/3 36... /541 Esas, 2019/639 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının i

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14718 E. , 2025/9198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2021/287 Esas, 2022/3 36... /541 Esas, 2019/639 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının i

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14718 E. , 2025/9198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2021/287 Esas, 2022/3 36... /541 Esas, 2019/639 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-4 (a). ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 30.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 04.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/16595 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60281 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, 1-)Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/02/2020 tarihli ve 2020/250 esas, 2020/1242 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, yine 191/3. maddesinde yer alan"Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenlemeler ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Kanun’un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, şüpheli hakkında Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/06/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin gösterilmemesi suretiyle şüphelinin yanıltıldığı gibi ayrıca kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususlarını açıkça belirten meşruhatlı davetiye de gönderilmediğinin anlaşılması karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadan tebliğ edilen şüpheli hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2022 tarihli kararı ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-)Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04/11/2019 tarihli ve 2019/2431 esas, 2019/6984 karar sayılı ilâmı ile ; "19/10/2015 tarihli ilk suç bakımından verilen 18/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5 yıllık erteleme süresi zarfında, 02/07/2017 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, bu şekilde TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuğu, ancak dava açma koşulu oluştuğu halde henüz Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenmeden 19/09/2017 tarihli suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında, erteleme kararı ihlal edilip TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuktan sonra işlenmiş olan bu suç nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezada artırım yapılması yasaya uygun olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir." şeklinde de belirtildiği üzere, Somut olayda, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19/02/2021 tarihli kararında; Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2019 tarihli kararına konu eylemin 07/12/2018 tarihinde işlendiği, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli kararına konu eylemin 02/07/2016 tarihinde işlendiği ve iddianamenin ise 14/01/2019 tarihi düzenlendiği anlaşılmakla, her iki eylemin ilk iddianame düzenleme tarihinden önce işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde sayılan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karşın, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2022 tarihli kararında uygulanma olanağı bulunmadığından bu husus dikkate alınmamış ise de, şartların oluştuğu gözetilmeksizin Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2022 tarihli kararı ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-)Yukarıda açıklanan iki bozma nedenleri uyarınca hem kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz yoluna başvuru süresinin gösterilmemiş olmasının gözetilmemesi ve Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2022 tarihli kararı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2019 tarihli kararı ile yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararının yapılan incemesinde; 1. Şüpheli hakkında, 02.07.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2017 tarihli ve 2016/2248 Soruşturma, 2017/28 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, 2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2019 tarihli ve 2018/2426 Soruşturma, 2019/669 Esas, 2019/64 sayılı iddianamesi ile Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ve 2019/38 Esas, 2019/385 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.02.2021 tarihli ve 2019/4443 Esas, 20221/457 Karar sayılı kararı ile sanığın 07.12.2018 tarihli eylemi işe istinaf konusu suçun zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulduğu, 4. Bozma sonrası yapılan yargılamada Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile 07.12.2018 tarihli eylemin kamu davsının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 30.03.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. 5. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.06.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, 02.07.20 16... .12.2018 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, B. Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/541 Esas, 2019/639 Karar sayılı kararının yapılan incemesinde; 1. Şüpheli hakkında, 07.12.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarihli ve 2018/108014 Soruşturma, 2019/3551 Esas, 2019/2817 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6. ve 35. maddeleri uyarınca Bursa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/541 Esas, 2019/639 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 04.03.2020 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. 3. Kanun yararına bozma istemine konu 02.07.2016 tarihli eyleme ilişkin verilen 09.06.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve şüphelinin yanıltıldığı anlaşılmakla; erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı,5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden 07.12.2018 tarihli eylemin tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı nitelikte işlenen tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmesi 4. Kabule göre ise; Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/541 Esas, 2019/639 Karar sayılı dava dosyası suç tarihinin 07.12.2018, iddianame düzenleme tarihinin 05.07.2018 olduğu, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/336 Karar sayılı dava dosyası suç tarihinin 02.07.2016, iddianame düzenleme tarihinin 14.01.2019 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dava dosyaların birleştirilmesi ve sanığın 02.07.20 16... .12.2018 tarihli eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/336 Karar ve Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/541 Esas, 2019/639 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla