Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14724 E. , 2025/8943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/450 E. 2020/17 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14724 E. , 2025/8943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/450 E. 2020/17 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/450 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/24272 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52511 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında " ... somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğ edildiği ancak bu aşamada da şüpheliye erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun hatırlatılmadığı ve TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava açılarak yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi de usulsüz olduğundan, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda şüpheli hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/03/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın itiraz yoluna tabi olduğunun kararda gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre ise; Her ne kadar ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesindeki yasal zorunluluk sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında anılan karardan evvel Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı, bu kararın 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın yasal zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile aynı hukuki sonuçları doğurduğunun anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasının somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığı ve zorunluluk nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesindeki yasal zorunluluk sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 01.02.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2017 tarihli ve 2017/36610 Soruşturma, 2017/1850 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kararının kaldırıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2017 tarihli ve 2017/36610 Soruşturma, 2017/34368 Esas, 2017/28147 sayılı iddianamesi ile ... 64. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin 19.06.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı soruşturmada eylemin şüphelinin 01.02.2017 tarihli eylemine ilişkin zincirleme suç oluşturduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek soruşturma dosya belgelerinin ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/513 Esas sayılı dava dosyasına gönderilmesine karar verildiği, D. ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2017/513 Esas, 2018/787 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/4- (a) maddesi uyarınca ısrar şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verildiği, E. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine dosya yeniden ele alınarak ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/450 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesindeki yasal zorunluluk sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, E. Kabule göre ise; sanık hakkında ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesindeki yasal zorunluluk sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı, bu kararın 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın yasal zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile aynı hukuki sonuçları doğurduğunun anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasının somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığı ve zorunluluk nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesindeki yasal zorunluluk sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi; Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/450 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.