Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/15341 E. , 2026/1631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/35 E. 2024/36 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edile
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/15341 E. , 2026/1631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/35 E. 2024/36 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/145 Esas, 2023/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.01.2024 tarihli ve 2024/35 Esas, 2024/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 19.03.2023 tarihinde kolluk görevlilerinin devriye görevlerini ifa ettikleri sırada şüphe üzerine sanığın yanına gittikleri, sanığın elinde 2 adet kutu olduğu görülerek içerisinde ne olduğunun sorulduğu, sanığın kendi rızasıyla içerisinde silah fişeği olan kutuları teslim ettiği, sanığın kaba üst yoklamasında ise bir adet hap, bir miktar ... ve bir miktar esrarın ele geçtiği, 21.03.2023 günü ise sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı istihbari bilgisi üzerine kolluk kuvvetlerince fiziki takibe başlandığı, alıcı şahıs .. isimli şahsın sanığın yanına doğru geldiği, sanığın el hareketiyle alıcıya sokak üzerinde bulunan iş hanı içerisine girmesi yönünde işaret ederek peş peşe bahse konu iş hanı içerisine girdikleri, yaklaşık 1-2 dakika sonra sanık ve alıcı şahsın peş peşe çıkış yaptığı, .. isimli şahsın kesintisiz olarak takibe alınarak sokak bitiminde durdurulduğu ve üzerinden 8 adet hap ile bir miktar esrar maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1.Sanığın 19.03.2023 tarihli eylemi nedeniyle yakalanıp ifadesi alındığı, dolayısıyla fiili kesinti gerçekleştikten sonra yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında 21.03.2023 tarihli eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla; söz edilen eylemleri sebebiyle iki ayrı suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, eylemlerin zincirleme suç olarak değerlendirilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, istihbari bilgi ve fiziki takip tutanakları, fotoğraf teşhis tutanağı, kriminal uzmanlık raporu, sanıkla temas halinde olan .. isimli şahsın olayın sıcağı sıcağına anlatımlarına göre, sanığın, .. isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığı ve kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.01.2024 tarihli ve 2024/35 Esas, 2024/36 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluk görevlilerinin devriye sırasında şüphe üzerine yaptığı üst yoklamada sanıkta hap, esrar ve bir miktar madde ele geçirilmiş; iki gün sonra sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı istihbaratı üzerine yapılan fiziki takipte bir alıcıya iş hanı içinde satış yaptığı ve durdurulan alıcının üzerinde 8 hap ile esrar ele geçirilmiştir. İlk derece mahkemesi sanığı uyuşturucu imal ve ticareti suçundan mahkûm etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke: TCK 188/3 uyarınca kurulan hükümde, iki ayrı tarihte gerçekleşen ve aralarında fiili kesinti bulunan eylemlerin ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken TCK 43/1 (zincirleme suç) uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur; ancak aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Kararda ayrıca TCK 53. maddesi hak yoksunlukları yönünden uygulanmıştır. Etkin pişmanlık koşullarının bulunmaması nedeniyle bu hükümler uygulanmamıştır.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması (eleştiri ile); tahliye talebinin reddi.
Dava Strateji Notu: Bir failin daha önce yakalanıp ifadesi alınması, sonraki eylemin yeni bir suç kararının icrası sayılmasına ve zincirleme suç uygulanamamasına yol açar; savunmanın, ilk yakalamanın fiili kesinti oluşturup oluşturmadığını lehe zincirleme suç uygulaması bakımından değerlendirmesi gerekir. Fiziki takip tutanağı ve alıcı beyanının sıcağı sıcağına alınması ticaret kabulünü güçlendiren delillerdir; bu delillerin oluşum koşulları savunmada irdelenmelidir.