Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/15658 E. , 2025/8269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2274 E., 2019/705 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin kaldırılarak yeniden mahkumiyet hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/15658 E. , 2025/8269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2274 E., 2019/705 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin kaldırılarak yeniden mahkumiyet hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/330 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62 maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/2274 Esas, 2019/705 Karar sayılı kararı ile; ''sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, Sanıklar hakkında ayrı ayrı uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına'' karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delil bulunmadığına, aleyhe delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 39... . maddelerinin uygulanması gerektiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinde düzenlenen ağırlaştırıcı halin uygulanarak arttırım yapılabilmesi için, müşterek faillerin aynı Kanun'un 188/3. maddesinde yer alan seçimlik hareketlerden sadece biri bakımından "aynı yönde" birlikte hareket etmeleri gerekmediği ve aynı amaç doğrultusunda iradelerinin birleşmesinin ve anılan maddede belirtilen seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirmelerinin yeterli olduğunun anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca ceza arttırımı yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İnceleme dışı sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi ve aynı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 20.02.2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiş ise de; olayın işleniş şekli, İletişimin Tespiti ve Dinlenmesine ilişkin tutanaklar ve olay tutanağı dikkate alındığında, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanık ...'in kullanımında olan aracın direksiyonunun alt kısmında bulunan plastik aksam içerisinde gizlenmiş halde bulunduğu, ..., ..., ... ve ...'ın satın aldıkları uyuşturucu maddeyi naklettikleri esnada yakalandıkları anlaşılmakla inceleme dışı sanık ...'in eyleminin 5271 sayılı Kanun'un 188/3-5. maddesinde belirtilen suçu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna aykırılıktan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve bu kararın kanun yollarından geçmeksizin kesinleşmiş bulunması karşısında bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesinin mümkün olduğu görülmüştür. İnceleme dışı sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasına hükmedilmiş olup aynı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; olayın işleniş şekli, İletişimin Tespiti ve Dinlenmesine ilişkin tutanaklar, ikamet arama tutanağı ve olay tutanağı dikkate alındığında, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti niteliğindeki eylemi diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte gerçekleştirdiği, sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddenin bulunuğu araçta satın aldıkları uyuşturucu maddeyi naklettikleri esnada yakalandığı, sanığın ikametinde yapılan aramada avluda toprağa gömülü vaziyette 2 kavanoz halinde kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmakla sanık ...'ın eyleminin 5271 sayılı Kanun'un 188/3-5. maddesinde belirtilen suçu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna aykırılıktan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve bu kararın kanun yollarından geçmeksizin kesinleşmiş bulunması karşısında bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesinin mümkün olduğu görülmüştür. Dava dosyası kapsamına göre, istihbari bilgi doğrultusunda 30.05.2019 tarihinde durdurulan araçta yapılan aramada sanık ...'ın yere atmış olduğu beyaz saydam poşet içerisindeki esrar maddesi ve aracın sol şoför kısmının direksiyonunun alt kısmında bulunan plastik aksam içerisinde mavi ve yeşil renkli bezler içerisinde poşetlenmiş ve zulalanmış halde bulunan esrar maddesine el konulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ihbar tutanağı, iletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin alınan karar ve tutanaklar, olay tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporları, HTS kayıtları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanıklardan ... ile ... yönünden etkin pişmanlık ve sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 39. madde hükümlerinin uygulanmasını gerektirir yasal koşulların oluşmadığı, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/2274 Esas, 2019/705 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.