Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/15672 E. , 2024/8929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2214 E., 2020/296 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükmün kaldırılması suretiyle beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/15672 E. , 2024/8929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2214 E., 2020/296 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükmün kaldırılması suretiyle beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının,15.10.2012 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2020 tarihli kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/2214 Esas, 2020/296 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Davaya konu 75 kg ağırlığındaki uyuşturucu maddenin polis operasyonu sırasında dışarı atıldığı evde temyiz dışı sanık ...'ın bulunduğu ve evin garaj kısmında özel zulalı olduğu belirtilen 34 *** 80 plakalı aracın ele geçtiği, bu aracın sanık ... adına kayıtlı olup, bu kişinin beyanına göre amcası tarafından kullanıldığı savunulmuştur. Yine, aynı evde benzer şekilde özel zula bulunan temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı 34 *** 99 plaka sayılı özel zulalı bir araç daha ele geçmiş; benzer şekilde 01 ** 777 plaka sayılı temyiz dışı ve firari sanık ... adına kayıtlı yine zula içeren bir araç ise sanıkların yakalandığı evde ele geçmiştir. Davaya konu eşyaların ele geçtiği esnada, sanıklar ... ve ... uyuşturucu maddenin ve zulalı araçların ele geçtiği evin çok yakınındaki bir başka evde birlikte yakalanmışlardır. Belirtilen şekilde gerçekleşen olay örgüsünde pencereden dışarı atılan 75 kg daralı ağırlıktaki ve piyasa değeri oldukça yüksek olan eroin maddesinin, garajı bulunan bir evin içinde gizlice yükleme yapılabilecek alana sahip bir mekana getirilmiş zulalı iki ayrı araca yüklenmek üzere hazırlandığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, piyasa değeri oldukça yüksek olan lüks SUV olarak bilinen araçların orjinalliğini bozacak şekilde zula yapılmış olması da bu araçların yasa dışı bir madde taşıma amacına özgülendiğini ve sanıkların suçta kullandıklarını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nce düzenlenen 21.09.2012 tarihli HTS inceleme raporunda, sanıklar ... ve ...'in, dava dosyası tefrik edilen firari sanık ... ile birlikte hamama gittikleri ve bir süre sonra ...'in yanlarından ayrıldığını ve onu bir daha görmedikleri şeklinde ifade vermelerine karşın, bu beyanların HTS baz istasyon bilgileri ile çeliştiği, ..., ... ve ...'in, Çağdaşkent Mahallesi civarında birlikte bulundukları ve bu bölgede hamam bulunmadığı, operasyonel faaliyetin gerçekleştiği sırada da 75 kg eroin maddesinin yakalaması yapılan bölgede de birlikte bulundukları, ...'le yakalama işleminin hemen sonrasında saat 21.09 ve 21.49 aralığında da olay yerinden uzaklaşarak Mersin ili Güvenevler Mahallesi'nde sanıklar ... ve ...'un birlikte olduklarının baz istasyon bilgileri ile sabit olduğunun, dolayısıyla sanıkların hep birlikte suçun işlenmesine fail olarak katıldıklarının belirlenmesi karşısında; Dava dosyası kapsamındaki deliller, sanıkların olay akışı ve normal tecrübe kurallarıyla bağdaşmayan savunmaları, olayın oluş şekli, maddenin yakalanış biçimi, araçların özel zulalı şekilde hazırlanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların mahkumiyeti yerine yerinde olmayan gerekçe ile beraatlerine hükmedilmesi, B. Ceza Hukukumuzda vicdani delil sisteminin kabul edildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, ... hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraat kararı verebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra ancak bir vicdani kanaate ulaşılarak hüküm kurulabileceği ilkesinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/2214 Esas, 2020/296 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.