Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/15948 E. , 2025/6919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2431 E., 2023/1867 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/15948 E. , 2025/6919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2431 E., 2023/1867 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ve sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan beraat kararı verilirken, sanıklar ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, her biri için ayrı ayrı olmak üzere 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı (sanıklar aleyhine) ve sanıklar ... ve ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 24.10.2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar ..., ..., ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan her biri için ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 188/3., 188/5., 192/3., 62/1., ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3., 188/5., 62/1., ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Diğer sanıklar ... ve ...'ın ifadelerinin çelişkili olduğuna, sanığın kullandığı gsm numarasına ilişkin HTS kayıtlarından da sanığın atılı suçu işlemediğinin anlaşıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Dava dosyası kapsamında sanığın cezalandırılmasını gerektirecek yeterli delil bulunmadığına, kolluk görevlileri tarafından yapılan işlemlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna, lehe indirim hükümlerinin uygulanmadığına, şartları oluşmadığı halde cezada artırım uygulandığına ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suça konu kenevirlerin sanık tarafından ekildiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, suça konu kenevirlerin sanık tarafından kesildiğinin kesin olmadığına, suça konu kenevirlerin kurutulmuş ağırlıklarını esas alınması gerektiğine, bu durumda suç vasfının değişme ihtimalinin bulunduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına, suça kenevirlerinin bakımlarını ve sulamasını yaptığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkiinde kamu arazisinde hint keneviri bitkisi yetiştirildiğinin tespit edildiği, olay yerine 20.07.2020 tarihinde fotokapan kurulduğu, 28.08.20 20... .08.2020 tarihlerinde fotokapandan görüntüler elde edilmesine karşın, bu görüntülerin tespit ve teşhis için yetersiz olduğunun anlaşılması üzerine kolluk görevlileri tarafından fail/faillerin tespiti için olay yerinde pusu faaliyeti icra edildiği, 24.09.2020 günü yapılan faaliyette ekili vaziyetteki kenevirlerin kesilip kurutulmaya bırakıldığının tespit edildiği, aynı gün saat 23.30 sularında 3 erkek şahsın olay yerine ellerinde boş su bidonları ile geldiğinin görüldüğü, kolluğu fark eden 3 şahsın kaçmaya başladığı, kovalamaca sonrası sanıklar ... ve ...'in yakalandığı, diğer kişinin ise yakalanamadığı, olay yerinde sanık ...'e ait nüfus cüzdanının bulunduğu, sanıklar ... ve ...'in soruşturma aşamasındaki ifadelerinde yanlarında bulunan diğer kişinin sanık ... olduğunu ifade ettikleri, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu kenevirleri ekip daha sonra esrar elde etmek amacıyla kesip kurutmak suretiyle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkin olayda; Sanıklar hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince atılı suçtan verilen beraat kararlarının kaldırılıp, sanıklar hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2. maddesi kapsamında kesin nitelikte bulunmayıp temyize tabi olduğu belirlendiğinden tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Olayın intikal şekli, hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin tutulan tutanak, hint kenevirlerinin ekili ve kurutulmuş hallerine ilişkin olarak dosya içerisinde yer alan fotoğraflar, kurutulmaya bırakılmış hint kenevirlerine ilişkin ekspertiz raporu, sanıklar ... ve ... soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmaları, kovuşturma aşamasındaki tevilli ikrara dönük savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli, 2022/2431 Esas, 2023/1867 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda, ... ilçesi, ... mahallesinde hazine arazisinde hint keneviri ekildiği tespiti üzerine, olay mahalline fotokapan kurulduğu, fotokapanla fail/faillerin tespit edilememesi nedeniyle pusu faaliyeti icra edildiği, 24.09.2020 günü saat 23.30 sularında pusu faaliyeti sırasında, 3 erkek şahsın olay yerine ellerinde boş su bidonları ile geldiğinin görüldüğü, kolluğu fark eden 3 şahsın kaçmaya başladığı, kovalamaca sonrası sanıklar ... ve ...'in yakalandığı, diğer kişinin ise yakalanamadığı bilahare olay yerinde sanık ...'e ait nüfus cüzdanının bulunduğu, sanıklar ... ve ...'in soruşturma aşamasındaki ifadelerinde yanlarındaki diğer kişinin sanık ... olduğunu ifade ettikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında atılı 2313 sayılı Kanun'a aykırılık ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından beraat kararı verilmiş, diğer sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet diğer suçtan beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde tüm sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmiştir ve sanıklar ... ve ... hakkında, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçunun ortaya çıkarılmasına yönelik ifadelerinden ötürüde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanık ... hakkındaki mahkumiyet kararlarının doğru olup olmadığı hakkındadır. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'in atılı suçlardan mahkumiyetine esas alınan deliller sanıklar ... ve ...'in soruşturma aşamasındaki beyanları ile sanık ...'e ait kimlik kartının olay yerinde ele geçirilmesi olarak belirtilmiştir. Ancak öncelikle sanıklar ... ve ...'ın, soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişkilidir. Sanıklar ... ve ... kovuşturma aşamasında yanlarındaki üçüncü kişinin sanık ... değil babaları... olduğunu beyan etmişlerdir. Bu sanıkların kovuşturma aşamasındaki söz konusu beyanları dikkate alınarak babaları... hakkında atılı suçlardan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/240 Esas, 2023/203 Karar sayılı dosyasında dava açılmış, yapılan yargılama sonucunda...'in felçli olduğu tespitiyle hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir. Bu durumda, felçli olan babaları hakkında bu şekilde cürüm atfında bulunan sanıklar ... ve ...'ın, sanık ... hakkında soruşturma aşamasında da atfı-ı cürümde bulunmalarının mümkün olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Ayrıca, sanık ...'in savcılık huzurunda iletişim numarası olarak verdiği telefon numarası üzerinden yapılan araştırmada sanığın olay tarihi öncesi ve sonrasında olay yeri olan ... ilinde değil ... ilinde olduğu görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde sanığın verdiği telefon numarasının fiilen sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığı konusunda şüphe olduğu belirtilmiş ise de, sanığın savcılık huzurunda telefon numarası üzerinden bu şekilde bir araştırma yapılacağını düşünerek normalde kullandığından başka bir numara vermiş olacağı kanaati de varsayımdır. Açıklanan nedenlerle, dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in aşamalardaki suçu inkara yönelik istikrarlı savunmalarının aksine, bu sanığında olay yerinde bulunduğuna dair, sanıklar ... ve ...'ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak daha az ceza alma amacına dönük soyut ve atfı cürüm niteliğindeki çelişkili beyanları dışında cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeksizin, atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği, diğer sanıklar ... ve ...'ın beyanlarının suçun ve suç ortaklarının ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmaması nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı ve sanıklar ... ve ...'ın yanındaki kimliği belirsiz kişinin sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı için de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesinin uygulama şartlarının da oluşmadığı gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun hükümlerin onanmasına ilişkin görüşüne katılmamaktayım. 23.09.2025