İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16291 Karar: 2024/7785 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16291 K.2024/7785

8. Ceza Dairesi 2024/16291 E. , 2024/7785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/754 E., 2021/915 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde imal etme, uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16291 E. , 2024/7785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/754 E., 2021/915 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde imal etme, uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16291 E. , 2024/7785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/754 E., 2021/915 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde imal etme, uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde imal etme ve diğer sanıklar yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2018/122 Esas, 2020/278 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in uyuşturucu madde imal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... yönünden 58 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. b-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 22.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. c-) Sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. d-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/754 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. b-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin usul ve yasaya uygun olmaları nedeniyle onanması; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; Uyuşturucu imal etme suçunun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen suça yardım etme niteliğinde olduğuna, sanık hakkında İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/15 Esas ve 2020/24 sayılı kararına konu eylemi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin tartışılmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığına ve ... cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; Uyuşturucu imal etme suçunun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabule göre de sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yardım etme niteliğinde olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Uyuşturucu imal etme suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen suça teşebbüs niteliğinde olduğuna ilişkindir. D. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanıkların eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ... cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve ... cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir. F. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkemece dinlenen kullanıcı tanıkların kollukça alınan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanıkla kullanıcılar arasında uyuşturucu alışverişine ilişkin bir tespitin bulunmadığına, soyut iletişim tespit tutanaklarına itibar edilemeyeceğine ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına ve yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. H. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Soyut iletişim tespit tutanaklarına itibar edilemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, sanıklar ... ve ...'ın suç tarihinde araçlarında bulunan suça konu uyuşturucuyu ticari amaçla bulundurdukları; sanık ...'in 5, 6 ve 7 inci olaylarda haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından ayrı soruşturma yürütülen Revan, ... ve ...'da ele geçen uyuşturucuları sattığı ve diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın iki ayrı evde uyuşturucu madde imal etmek ettikleri iddialarına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar ... ve ...'ın 20.09.2017 tarihli eylemleri yönünden; suç tarihinden önce ve suç tarihinde sanık ... ile Dayı lakaplı kişi ve sanık ... arasında telefon görüşmelerinin olduğu, bu görüşmelerden sanıklar ... ve ...'ın İstanbul'a gidip Bursa'da piyasaya sürmek üzere metamfetamin temin edip Bursa'ya getirecekleri yönündeki tespit üzerine yapılan fiziki takip sonucunda sanıkların İstanbul dönüşü içerisinde bulundukları 16 ... 88 plaka sayılı araçla yakalandıkları, usulüne uygun olarak araçta yapılan aramada, aracın sunroof kısmı ile tavan döşemesi arasına gizlenmiş daralı 313 gram metamfetaminin tespit edildiği ve sanıkların birlikte hareket ederek ticaret amacıyla uyuşturucu maddeyi naklettikleri sonucuna varılarak eylemleri sabit görüldüğü ayrıca tespiti yapılan telefon görüşme içerikleri, içerikle uyumlu yapılan takip, arama ve elkoyma işlemleri, sanıkların soruşturma aşamasındaki çelişkili beyanları, ele geçen madde miktarı ve sanıkların gelirleriyle orantısız piyasa değeri, maddenin ele geçtiği yer ve zaman dilimi, saklanma şekli ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanıkların uyuşturucuyu birlikte aldıklarına ilişkin savunmaları olmasa dahi cezalandırılmalarına yeter delil bulunduğundan sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığına karar verildiği, Sanık ...'in 23.09.2017 tarihli eylemi yönünden; suç tarihinde sanıkla hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen R.Ç. arasındaki görüşmeler uyarınca kolluk görevlilerince fiziki takibe başlandığı, sanığın tanık R.'nin içerisinde olduğu 06 ** 8882 plaka sayılı araca bindiği, madde alışverişinin olduğu ve sanığın araçtan indiğinin tespit edildiği ve tespitin tutanağa bağlandığı, tanık R. ve arkadaşları olan kullanıcıların takibine devam edildiği ve kısa bir süre sonra 06 ** 8882 plaka sayılı araca müdahale edildiği, müdahale sırasında tanık R.'nin araç içerisine attığı nesnenin 2 çıkıdan oluşan daralı 3,35 gram metamfetamin olduğunun tespit edildiği olayda, sanıkla tanık arasındaki telefon görüşme içerikleri, görevlilerce yapılan fiziki takip ve düzenlenen tutanak, tutanak tanıklarının beyanları, tanık R.Ç.'nin soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın telefon numarasını söyleyerek maddeyi sanıktan aldığını belirtmesi ve sanığı teşhis etmesi, kriminal rapor uyarınca sanığın eyleminin sabit olduğu, Sanık ...'in 27.09.2017 tarihli eylemi yönünden; suç tarihinde sanıkla hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen E. arasındaki görüşmeler uyarınca tanık E.'nin sanıktan uyuşturucu madde almak istediği, bu amaçla tanığın sanıkla iletişime geçtiği, sanığın 0537 ... 43 81 nolu telefonu kullanan ... isimli kişinin telefonunu tanık E.'ye verdiği, tanık E. ile 0537 ... 43 81 nolu telefonu kullanan kişi hakkında kolluk görevlilerince fiziki takip yapıldığı, buluşmanın tespit edilerek bu hususta tutanak düzenlendiği, tanık E.'nin bulunduğu 16 ** 482 plaka sayılı araca müdahale edildiği, tanık E.'nin üzerinde daralı 2,56 gram metamfetaminin tespit edildiği ve sanığın bu suretle uyuşturucuyu tanığa satan kişinin telefon numarasını vermek suretiyle suçun işlenmesine aracılık ederek yardımda bulunduğunun sabit olduğu, Sanık ...'in 05.10.2017 tarihli eylemi yönünden; suç tarihinde sanık ... ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen M. arasındaki görüşmeler uyarınca sanığın, tanık M.'ye uyuşturucu satacağı yönündeki tespitler üzerine kolluk görevlilerinin fiziki takibe başladığı, tarafların buluştukları, sanık ...'in tanık M.'nin kullandığı 16 ** 008 plaka sayılı araca bindiği, burada uyuşturucu madde alışverişi olduğunun tespit edildiği ve tespitin tutanağa bağlandığı, tanık M.'nin takibine devam edildiği ve kısa bir süre sonra sözkonusu araçla yakalandığı, araçta yapılan aramada daralı 103 gram metamfetamin ve 1 adet hassas terazi olduğunun tespit edildiği olayda, telefon görüşme içerikleri, tanık M. ve H.'nin beyanları, fiziki takip tutanağı ve tutanak tanıklarının anlatımları, maddenin sanık ... tarafından tanığa satıldığının telefon içeriğinden anlaşılması hususları gözetilerek sanığın eyleminin sübut bulduğu, Sanık ...'ın 24.10.2017 tarihli eylemi yönünden; suç tarihinde temyiz dışı sanık ... ile sanık ... arasında telefon görüşmelerinin olduğu, kolluk görevlilerince araçta veya sanıkların üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunun değerlendirildiği, aracın fiziki takibe alındığı, sanıkların saat 20:15 sıralarında ikametten çıktıkları, kolluk görevlilerinin sanıklara müdahalede bulunduğu, sanık ...'nın üst aramasında, bir adet hasas terasi, ön karın kısmında daralı 125 gram ve 101 gram metamfetamin, sol dış cebinde 7 adet çıkılanmış satışa hazır daralı 56 gram metamfetamin, sağ dış cebinde bir adet satışa hazır vaziyette daralı 0,65 gram metamfetamin, sağ dış cebinde satışa hazır vaziyette daralı 4,12 gram metamfetamin, sağ dış cebinde yine 2 adet folyoya sarılı birinin içinde 5 adet satışa hazır daralı 28,6 gram gelen ve diğerinin içinde üç adet satışa hazır daralı 3,3 gram gelen metamfetaminin bulunduğu olayda, sanığın üst aramasında hassas terazi ile birlikte çok miktarda uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi nedeniyle sanığın maddeleri ticaret amacıyla bulundurduğu, sanığın aşamalarda maddeleri satacağını belirttiği, ancak maddelerin miktarı, terazi, parmak izi ve satışa hazır halde bulundurulması nedeniyle ikrarı olmasa dahi satığın cezalandırılmasına yeter kesin delil bulunduğundan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın 17.11.2017 tarihli eylemleri yönünden; fiziki takip tutanakları, arama kararları ve ele geçirilen eşyalar ile İstanbul ATK 5. İhtisas Kurulunca düzenlener rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in tape kayıtlarına göre birbirleri ile iletişim halinde oldukları, sanıkların birlikte hareket ederek İstanbul İli, ... İlçesi, Alibeyköy Mahallesi, ... Sokak, No: 26 sayılı ikamet ile İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, Şamlar Mahallesi, ... Sokak, No:14 sayılı ikamette metamfetamin ürettikleri, kolluk görevlilerince yapılan fiziki takip ve operasyonda sanıkların ikamet ve çevresinde ele geçirilmesi, ikametlerde ele geçirilen araçlarla üretilen uyuşturucu maddeler hakkında İstanbul ATK ilgili ihtisas kurullarınca verilen raporlara göre, sanıkların ikametlerde uyuşturucu madde imal ettikleri, tape kayıtlara göre sanıklar ... ve ...'ın diğer sanıklar ... ..., ... ve ...'ı yönledirdikleri, dikkati olmaları hususunda telkinde bulundukları, ikametlerin sanık ... tarafından kiralandığı, sanık ..., ..., ... ... ve ... tarafından malzemelerin alındığı, sanık ...'nın ikrarında belirttiği şekilde sanıkların hep birlikte uyuşturucu madde imal ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerden sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine; diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerden sanık ... hakkında uygulanan zincirleme suç hükümlerinin hükümden çıkarılması ile 13 nolu eylemle ilgisi olmayan diğer sanıklar yönünden hükme esas alınan Adli Tıp giderinin bu sanıklardan alınması yönündeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, ... cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcıların müdafii huzurunda kollukça alınan beyanları, kullanıcılarla sanık arasındaki görüşme içerikleri sanığın uyuşturucu sattığı yönündeki ihbarlar, kriminal raporlar ve fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın 18.08.2017 tarihli bir başka eylemi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması yönündeki gerekçesinin yerinde olduğu görülmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, sanıklar arasında teknik takibe konu görüşme içerikleri, fiziki takip ve arama tutanakları, kriminal rapor ile Adli Tıp 5 inci ihtisas kurulunun uyuşturucu imalinin gerçekleştiği yönündeki raporu ile sanık savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunun belirtildiği; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91 inci maddesinde geçici korumanın "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alındığı, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği; 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un Tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin Tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21 inci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliklerine ilişkin belge sunamamaları halinde, aksi ispat edilinceye kadar beyanlarının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemelerinin getirildiği, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanun'u kapsamında yabancı kimlik numarası verileceğinin belirtildiği, 6458 sayılı Kanun'un 121 inci maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak; Somut olayda, yakalandıklarında üstlerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan Tacikistan ve İran uyruklu olduklarını belirten sanıkların, nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, yabancı uyruklu sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanıkların resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenememesi durumunda soruşturma makamınca sanıkların beyanları üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanıkların temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadıklarının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesinin istenilerek, belirlenen kimlikleri esas alınıp karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, ... cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Arama tutanağı, ifade tutanakları ve dosya içeriğine göre; uyuşturucunun ele geçirildiği aracın sanık ...'in annesine ait olması ve uyuşturucunun sunroof ile tavan döşemesi arasında ele geçirilmesi karşısında, içeriğine değişik anlamlar yüklenmesi mümkün olan telefon görüşmeleri dışında sanık ... aleyhine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, kolluk savunmasında suça konu uyuşturucuyu diğer sanık ...'la birlikte kullanmak amacıyla aldıklarını beyanla diğer sanık ...'ın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık ... hakkında ve sanık ...'in soruşturma aşamasındaki atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada sanık ...'in sevk idaresinde olan araçta ele geçirilen metamfetamini kullanmak amacıyla birlikte aldıklarını beyan ederek kendi suçunun ortaya çıkaran sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1-) 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin kaldırılması suretiyle düzelterek mahkûmiyet kararı verebilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-) Sanığın, suç tarihinde üzerinde çıkan uyuşturucuyu ... ... ve ... ... isimli kişilerin kendisine zorla sattırdıklarını beyan etmesi karşısında; bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunularak makul bir süre beklenilmesi, dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilmesi sağlanarak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/754 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C) ve (E) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/754 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/754 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla