Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16224 E. , 2025/3654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2066 E., 2022/1763 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir ol
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16224 E. , 2025/3654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2066 E., 2022/1763 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/306 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 62, 52, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ve 14.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ve 21.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/1763 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, sanıklar Baba ve ... ile Cumhuriyet savcısının (... aleyhine) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Savunma hakkının kısıtlandığına, yapılan iletişimin tespitinin hukuka aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Somut delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, sanık hakkındaki etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine, tekerrür uygulamasının hatalı olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık ...'ın iftira attığına, ele geçen maddelerle ilgisinin olmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanık lehine beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 30.09.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Diğer sanıklar ... ve ...'un eylemlerine iştirak ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işleyen sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanma şartları oluştuğu halde uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre; hakkında iletişimin dinlenmesi kararı bulunan diğer sanık ...'un temin ettiği uyuşturucu maddeleri Diyarbakır İlinden getirmesi için sanık ... ile diğer sanık ...'yı yönlendirdiği, sanık ... ile Baba'nın uyuşturucu madde sevkiyatında kullanılacak olan 66 ** 417 plakalı araca Mersin'de zula yaptırdıkları, sanıklar ... ile ...'nın sanık ...'tan temin ettikleri uyuşturucuları bahse konu araca yükledikleri ve sanık ...'ın suça konu uyuşturucu maddeleri Diyarbakır'dan Mersine araçla naklettiği sırada yakalandığı, bu şekilde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, fiziki takip ve olay tutanağı, tape kayıtları, sanığın ikrarı, ele geçen maddenin miktarı, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma oranına ilişkin takdirlerinde ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanıklar ... ile ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Dava dosyası kapsamına göre; hakkında iletişimin dinlenmesi kararı bulunan sanık ...'un temin ettiği uyuşturucu maddeleri Diyarbakır İlinden getirmesi için sanık ... ile ...'yı yönlendirdiği, sanık ... ile Baba'nın uyuşturucu madde sevkiyatında kullanılacak olan 66 ** 417 plakalı araca Mersin'de zula yaptırdıkları, sanıklar ... ile ...'nın sanık ...'tan temin ettikleri uyuşturucuları bahse konu araca yükledikleri ve sanık ...'ın suça konu uyuşturucu maddeleri Diyarbakır'dan Mersin'e naklettiği sırada yakalandığı, bu şekilde sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, fiziki takip ve olay tutanağı, tape kayıtları, sanık ...'ın ikrarı, ele geçen maddenin miktarı, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, sanık ...'nın savunma hakkının kısıtlandığına dair bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. Diğer sanık ...'ın eylemine iştirak ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanma şartları oluştuğu halde uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 2. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanıklar hakkında 26.02.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 31.07.2019 tarihli ve 29.03.2019 tarihli iddianameler ile bu davanın açıldığı; sanıkların 09.04.2017 - 28.05.2017 - 30.05.2017 tarihli işledikleri başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 14.02.2019 tarihli iddianame, 05.05.2018 tarihli işledikleri uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 31.07.2018 tarihli iddianame, yine sanık ...'un 28.05.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 11.10.2018 tarihli iddianame ile kamu davalarının açıldığı, bu davaların birleştirilmesi hususunda çıkan uyuşmazlık sorunlarının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2019/6140 Esas, 2019/3258 Karar sayılı ilamı ile karara bağlandığı ve davaların Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/53 Esas sırasında halen derdest olduğu anlaşılmakla; Her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması halinde, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/247 Esas, 2012/118 Karar sayılı 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin ilamın 16.01.2013 tarihinde kesinleştiği ve hapis cezasının 19.12.2014 tarihinde, adli para cezasının 18.02.2015 tarihinde infaz edildiği gözetildiğinde, incelemeye konu dosyada suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/2-b maddesinde belirtilen 3 yıllık süre geçtikten sonra 26.02.2018 tarihinde işlendiği anlaşılmakla, koşulları bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/1763 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/1763 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 3. Sanıklar ... ile ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/1763 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.