Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16197 E. , 2024/8311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/884 E., 2023/862 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilmek suretiyle esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incele
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16197 E. , 2024/8311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/884 E., 2023/862 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilmek suretiyle esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.03.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 27.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 25 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 262.500 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, 06.04.2023 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında sanık hakkında kurulan hükümde uygulanan etkin pişmanlık cezasının oranını değiştirerek sanığın 16 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 175.000 Tl adli para cezası ile cezalandırılmalarının gerektiği belirtilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz istemi, suça konu kargolar için ETGB başvurusu yapmadığına, bu nedenle söz konusu eşyaların ülkeye girişinin yapılmadığına ve suçun oluşmadığına, usulsüz operasyon yapıldığına, suç kastı olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. 2. Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın tevil yollu ikrarının bulunmadığına, sanığın samimi anlatımlarının ikrar olarak değerlendirilmemesi gerektiğine, sanığın demir tozu numunesi sipariş ettiğine, bunun dosya içerisinde yer alan evraklarda sabit olduğuna, sanığın numune olarak gönderilen kargo paketinin içinden uyuşturucu madde çıkacağını bilmediğine, bu nedenle suç kastının olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olaya, sanığın yurt dışından ortağı olduğu şirketlerin faaliyet alanı dışından olan demir cevheri numunesi getirtmesi ve bu numunelerin uyuşturucu madde olduğunun belirlenmesi nedeniyle, uyuşturucu madde ithal ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Alınan uzmanlık raporunda söz konusu kargoda ele geçen maddelerin kokain olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü Sanığın ortağı olduğu 2 farklı şirket üzerinden içerisinde demir tozu numunesi olduğunu söylediği kargoları sipariş ettiği, bu kargolara ait tüm işlemleri kendisinin takip ettiği, ayrıca kargo takip sürecini yakında takip ettiği, temyiz dışı sanık ... adına olan kargo gönderisinin işlemlerini de kendisini ... olarak tanıtıp yaptığının anlaşıldığı, temyiz dışı sanık ...'nın alınan ilk ifadesinde sanığın söz konusu kargo gönderileriyle daha fazla ilgilendiğine dair ifadesi, sanığın yanılgıya düştüğüne dair savunmasının dosya kapsamında karşılığı bulunmadığı belirtilerek, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu belirlenmiş ve mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilen olay ve olguda, isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararında sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık oranının artırılarak sanığın 16 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 175.000 Tl adli para cezası ile cezalandırılmalarının gerektiği belirtilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın dava konusu kargoların kendisine ait olduğu, fakat içerisinde yer alan uyuşturucu maddeden haberdar olmadığına dair savunmasının, sanığın kendi suçunu ortaya çıkarması anlamına gelmediği, zira sanığın uyuşturucu maddeleri kabul etmediği ve inkara yönelik diğer beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Sanığın ortağı olduğu ve kozmetik alınında faaliyet gösteren 2 ayrı şirkette ortaklığının bulunduğu, sanığın bu şirketler ve ortağı olan temyiz dışı sanık ... adına 2 farklı kargoda Kolombiya ülkesinden demir tozu numunesi talep ettiği, bu kargolardan birine Amerika ülkesinde el konulduğunun belirlendiği, söz konusu kargolar Almanya ülkesinde yetkililer tarafından şüpheli görülerek içerisinde uyuşturucu madde olduğunun tespit edilmesi üzerine Türk makamlar ile iletişime geçildiği ve söz konusu kargolara kontrollü teslimat kararı alınarak Almanya'dan Türkiye'ye getirildiği, burada alınan uzmanlık raporunda söz konusu kargo gönderisi içerisinde kokain maddesinin olduğunun belirlendiği, sanık ...'in söz konusu kargo gönderilerine ait teslim işlemlerinin yapılabilmesi için bir çok kez kargo firması olan DHL firması ile iletişime geçtiği, söz konusu kargoların teslimini istediği ve bilahare sanık ...'in adres değişikliğine ilişkin talebi üzerine söz konusu kargoların sanık ...'in ortağı olan temyiz dışı ...'a teslim edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ...'in alınan savunmalarında söz konusu numuneleri demir tozu numunesi olarak verdiğini, kargoda uyuşturucu madde olduğundan haberdar olmadığını, söz konusu kargoların numune içermesi nedeniyle de herhangi bir ücret ödemesi yapmadığını, ayrıca söz konusu kargolar için ETGB yapmaması nedeniyle kargoları ülke içerisine girmesine onay vermediğini, üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Yukarıda belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ücret ödemediğini beyan ettiği kargo içerisinden fiyatlandırması çok yüksek olan uyuşturucu madde çıkmasının sanıktan habersiz olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, her ne kadar sanık kargolar hakkında ETGB yapmadığını ve kargoların ülkeye girişine onay vermediğine dair savunmada bulunmuş ise de, dosya içerisinde yer alan telefon görüşmelerinde sanığın söz konusu kargolara ait işlemleri bizzat yaptığı, hatta kendi adına olan kargo gönderisi için adres değişikliği talebinde bulunduğu, söz konusu kargolara ETGB yapmaması durumunda kargoların teslim edilmesi adına bu işlemleri de yapmaması gerektiğinin de sabit olduğu bu nedenle sanığın bu savunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, ayrıca sanığın alınan savunmasında numune talebi için NACE kodunun şirket faaliyeti alanında yer almasına gerek olmadığını belirtmesine rağmen, telefonuna ait iletişimin dinlemesinde sanığın temyiz dışı sanık ... ile yaptığı görüşmelerde demir tozu cevherine ait NACE kodunun şirketin faaliyet alanına ekletilmesini söylediği ve bu durumun savunması ile çelişki yarattığı, temyiz dışı sanık ...'nın alınan ilk ifadesinde, sanığın söz konusu kargolar hakkında daha fazla hassasiyet gösterdiğini beyan etmesi, temyiz dışı sanık ... ...'ın 31.12.2021 tarihli sorgu savunmasında sanık ... ile temyiz dışı sanık ... arasında "bu iş ortaya çıkmasaydı çok zengin olmuştuk" şeklinde konuşma olduğunu ve bunu duyduğu şeklindeki beyanı, sanık ... ile temyiz dışı sanık ... arasında dava konusu olan kargolarla ilgili olarak yapılan konuşmada yer alan "hadi inşallah bir yerden vuracaz voleyi dur bakalım" şeklindeki görüşme ile tüm dava dosyası kapsamından, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında isabetsizlik bulunmamış, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 2023/884 E., 2023/862 K. ve 06.04.2023 tarihli kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.