Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16602 E. , 2025/4987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2673 E., 2024/128 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz e
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16602 E. , 2025/4987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2673 E., 2024/128 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2022/486 Esas, 2023/573 Karar ve 17.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62, 52/2-4. ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, 2023/2673 Esas, 2024/128 Karar ve 24.01.2024 tarihli kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun sübutuna, usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, arama işleminin usulsüz olduğuna, tanık beyanlarının çelişkili ve soyut olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanığın 08.04.2021 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalama, ifade alma vb. adli işlemler yapıldığı ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu haliyle hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 28.05.2021 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Dava dosyası kapsamına göre, 08.04.2021 tarihli eylem; olay gecesi çarşı ve mahalle bekçilerinin görevlerini ifası sırasında, sanığın tanık Ö.G.'ye beyaz poşet vermesi, tanığın da sanığa para verdiğinin görülmesi üzerine yanlarına gidildiğinde, tanık Ö.G.'nin üzerinde bulunan ve sanıktan para karşılığı aldığını belirttiği bir fişek metamfetamin maddesini rızaen teslim etmesi, sanığın da üzerinde bulunan bir fişek metamfetamin maddesini rızasıyla teslim etmesi; 28.05.2021 tarihli eylem; olay gecesi kolluk ekibi tarafından yapılan devriye görevi sırasında park halinde şüpheli bir aracın tespit edilmesi, araç içinde tanıklar M.K., S.D., E.B. ile temyiz dışı sanık ... ve sanığın bulunması, araç içinde gözle yapılan tespitte 4 ayrı pakette metamfetamin maddesi ele geçmesi, temyiz dışı sanık ...'ın kaba üst aramasında metamfetamin ve sentetik kannabinoid maddelerinin bulunması, usulüne uygun olarak alınan Arama-El koyma kararına 28.05.2021 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada, metamfetamin ve sentetik kannabinoid maddeleri ile hassas terazinin ele geçmesi, tanıklar M.K., S.D. ve E.B.'nin alınan beyanlarında, sanıktan uyuşturucu madde satın almak için araç içinde buluştuklarını, araçta bulunan uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğunu belirtmeleri, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararda eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, 2023/2673 Esas, 2024/128 Karar ve 24.01.2024 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, kurulan hükme ve gerekçesine yönelik eleştiriye katılınmadığına dair karşı oy nedeni ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 08.04.2021 tarihli eylemde, sanık ...'ın tanık Ö.G.'ye para karşılığı uyuşturucu madde sattığı, 50 gün geçtikten sonra da 28.05.2021 tarihinde kullanıcı tanıklar M.K., S.D. ve E.B.'ye uyuşturucu madde sattığı, yine aynı gün 28.05.2021 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçmesi suretiyle, yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesi ve 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 19.06.2025