Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/1694 E. , 2025/502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/1694 E. , 2025/502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Tebliğnamede ''24.08.2021'' olarak ayrıca belirtilen suç tarihinin maddi hataya dayandığı kabul edilerek, 08.11.2021 tarihli fiil yönünden yapılan incelemede; Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/282 Esas, 2023/108 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... yönünden ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/1590 Esas, 2023/2492 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının ve sanık ... yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Atılı suç nedeniyle yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Düzce Sulh Ceza Hakimliği'nin gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin 15.06.2021 tarih ve 2021/2406 Değişik İş sayılı kararında sanık ...'ın isminin bulunmaması nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olacağına, 5271 sayılı CMK. m. 140 yönünden sanıklar hakkında alınmış bir karar olmaması nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, tesadüfi delil olarak da nitelendirilemeyeceğine ve yasak delil olması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, temyiz dışı...'in kamu görevlisi olmamasına karşın kışkırtıcı ajan olarak suçun işlenmesine azmettirildiği ve uyuşturucu teminine aracı kılındığına, sanık ... ve gizli soruşturmacı beyanları dikkate alındığında alışverişin araç içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin sabit olmaması ve sanıkların olay yerinde hazır edilerek keşif yapılmak suretiyle olayın gerçekleştiği yerin herhangi bir kuşkuya yer verilmeksizin tespit edilmesi gerekirken mahkemece tahmini ve varsayımsal olarak uyuşturucunun verildiği kanısıyla belirlenen mahal göz önünde tutularak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edildiğine, sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanıklar hakkındaki mahkumiyete dayanak tek delilin gizli soruşturmacının suça tahrik ve azmettirme eylemleri sonrası tanzim edilen objektiflikten uzak ve kendi kişisel kanaatlerine dayalı raporlar olduğuna, sanık ...'nin olay yerinde dahi olmadığına, gizli soruşturmacı görevlendirmesinin dosyada bir nevi önleme amaçlı yapıldığına belli bir olay ve failin izlenmediğine, öncesinde herhangi bir delil araştırma, faaliyet ve çabası içerisine girilmemesi nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarında gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceğine, güven alımı raporu ve tutanak mümzilerinin mahkeme huzurundaki beyanlarıyla sabit olduğu üzere gizli soruşturmacıların... isimli kişinin öncesinde atılı suça hazırlık olarak ele alınabilecek herhangi bir davranışının olmadığı aşamada gizli soruşturmacıların uyuşturucu madde teminine yönelen ısrarcı tavır ve eylemleri nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, temyiz dışı...'in dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, kolluk görevlisi olmayan ve bu nedenle de delil toplama yetkisi bulunmayan... tarafından ele geçirilen uyuşturucunun hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine, alıcı görevlilerin talimat duruşmasında dinlenmeleri sırasında aradan geçen zaman nedeniyle olayı hatırlamadıklarını belirttikleri tutanakların talimat evrakına ekli olmaması nedeniyle duruşmada bu hususun değerlendirilemediğine, gizli soruşturmacıların SEGBİS yargılamasında görerek inceleyemedikleri evraktaki imzaların kendilerine ait olup olmadığının doğrulanamadığına, gizli soruşturmacılar ile sanık ... arasında yapılan görüşme kaydının bulunmadığı, dosya içerisinde buna ilişkin bir görüşme tutanağının yer almadığına bu yönüyle de gizli soruşturma raporunda sanık ... aleyhine yapılan tespit ve değerlendirmelerin herhangi bir dayanağının olmadığına, gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenilerek sanıkla tanışma, irtibat kurma ve alışveriş hususlarının ayrıntılı bir biçimde belirlenmesi suretiyle sanığın önceden suç işleme kastının bulunup bulunmadığı, soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin kışkırtıcı ajan gibi hareket edip etmediği hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeksizin eksiksiz bir şekilde tayin ve tespit edilmesi ve bu yönde gizli soruşturmacılara sorular sorulması gerekirken yalnızca kendilerine okunan tutanak içeriğini doğrulayan gizli soruşturmacı raporlarına itibarla mahkumiyet hükmü kurulduğuna, tanıkların kimliklerinin yalnızca örgütlü suçlar kapsamında gizli tutulabilmesine ve atılı suçun örgütlü olmamasına karşın tanıkların kimlik bilgilerinin gizlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların kimlik tespitlerinin hukuka aykırı yol ve yöntemlerle yapıldığına ilişkindir. IV. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ...'nin ikamet aramasında ele geçen ve uyuşturucu öğütücüsü olduğu belirtilen eşyanın müsaderesi konusunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31.10.2022 tarihli iddianamesinde talep bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düzeltme yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, atılı suçu iştirak halinde işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4 maddesinin (b) bendinin uygulanması ile 5271 sayılı Kanun'un 139 maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının ve sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının yazılı gerekçe uyarınca usul ve yasaya uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesi uyarınca olay tarihi itibariyle sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmamasına karşın sanıkların kimlik bilgilerinin eşkal bilgileri, güven alımı yapılan sokak bilgileri, açık kaynak, sistem ve bahse konu bölgedeki araştırmalar neticesinde belirlendiğinin anlaşılması karşısında "Teknik Araçlarla İzleme" kararının alınmamasının kimlik tespiti yönünden hukuka aykırılık sonucunu doğurmadığı, gizli soruşturmacı alım tutanağı içeriğinden, gizli soruşturmacıların suç tarihinde ... Caddesi üzerinde yaya olarak ilerledikleri esnada temyiz dışı ...'ın yanlarına gelerek kendilerine "Abi eşya var mı ?" diyerek sorduğu ve sonrasında gizli soruşturmacı olan kolluk görevlilerini aracılık yaparak sanıkların bulunduğu kahvehaneye götürmek suretiyle sanıklarla buluşturduğu ve gizli soruşturmacıların sanıklardan suça konu uyuşturucu maddeyi satın aldıkları olayda gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili yalnız pasif davranışlarla izledikleri ve delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar içerisinde olmadıklarının görüldüğü ve bu haliyle eylemlerinin kışkırtıcı ajan olarak nitelendirilemeyeceği, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 139/7-a maddesi uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesinin mümkün olduğu ve aynı maddenin üçüncü fıkrası hükmü karşısında gizli soruşturmacı alım raporunu düzenleyen görevlilerin ses ve görüntülerinin değiştirilmesi suretiyle dinlenmelerinin usul ve yasaya uygun olduğu ve dosya kapsamında eksik inceleme olmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, 08.11.2021 tarihli rapor, ekspertiz raporu ve gizli soruşturmacıların tanık sıfatıyla alınan beyanları karşısında Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/1590 Esas, 2023/2492 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi.