Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17129 E. , 2025/7298 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2849 E., 2023/2416 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükm
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17129 E. , 2025/7298 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2849 E., 2023/2416 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli 2023/160 Esas, 2023/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-(a), 62, 52,53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 22.12.2023 tarihli ve 2023/2849 Esas, 2023/2416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’ un 280.maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve müdafinin temyiz istemi; olayın sübutuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, uyuşturucu maddeyi kullanım amaçlı alındığına, miktarın kullanım sınırında kaldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine ve beraat verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde mahalle bekçileri tarafından yapılan genel asayiş uygulaması sırasında sanığın yolcu kısmında oturduğu ticari araçtan şüphelenilmesi üzerine durdurulduğu, sanığın kaba üst araması yapılacağı esnada kendi rızası ile çizgili beyaz kağıt içerisinde 3,5 gram gelen bonzai ve folyo içerisinde sarılı içerisinde daralı ağırlığı 0,49 gram gelen metamfetamini verdiği, sanığın tedirgin hareketlerle aracın arka koltuğunu baktığının fark edilmesi üzerini aracın sol arka koltuğun kapı cebinde şeffaf poşet içerisinde yeşil renkli bitki halinde kişisel kullanım miktarını aşan bonzai maddesi olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddesini rıza ile teslim ettiği bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanık hakkında dosyadaki bilgi ve belgelere göre herhangi bir ihbar ve fiziki takip olmadığı, genel asayiş uygulamasında durdurulan plakası ve sürücüsü belli olmayan ticari araçta yolcu olarak bulunan kişinin miktar olarak fazla olan ve hükme esas alınan uyuşturucu maddenin aracın sol arka koltuğunun kapı cebinde ele geçirildiği, ele geçirilen maddenin sanığa ait olduğu hususunda kesin bir delil olmadan sanığın uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu beyan ederek, aleyhine herhangi bir delil bulunmadığı halde kendi beyanları ile suçunun ortaya çıkmasını sağlaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarih ve 2023/2849 Esas, 2023/2416 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmün niteliğine ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık ve müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.