İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/17317 Karar: 2025/8027 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17317 K.2025/8027

8. Ceza Dairesi 2024/17317 E. , 2025/8027 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/147 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/17317 E. , 2025/8027 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/147 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/17317 E. , 2025/8027 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/147 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2023 tarihli ve 2023/538 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2024/47 Esas, 2024/147 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Sanığın kullanıcı olup savunmasının aksini kanıtlar delil bulunmadığına, ticaret yaptığına ilişkin hassas terazi veya paketçiklerin olmadığına, sanığın evinden sadece uyuşturucu içmeye yarayan aparatın ele geçirildiğine, etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi Sanığın kaba üst araması yapılacağı sırada kendi rızasıyla elinde bulunan poşeti teslim ettiğine, hakkında ihbar bulunduğuna, bulunan uyuşturucu miktarının kullanım sınırının üzerinde olup etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak sureti ile eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay günü kolluk ekiplerinin durumundan şüphelenerek durdurdukları sanığın kimlik kontrolünü yaptıkları, kaba üst araması yapılacağı sırada suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine sanığın elindeki poşeti rızasıyla teslim ettiği, yapılan tartımda poşet içerisinde 62,77 gram sentetik kannabinoid ele geçirildiği, usulüne uygun alınan karar uyarınca sanığın ikametinde yapılan aramada 1 adet uyuşturucu içmeye yarayan aparat bulunduğu, alınan kriminal rapora göre aparatta metamfetamin kalıntısına rastlandığı, sanığın idrarında da amfetamin maddesinin pozitif çıktığı, uyuşturucu madde poşetinde parmak izi tespit edilemediği, sanığın aşamalardaki savunmalarında suçu kabul etmediği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında " ... suça konu uyuşturucu maddeyi kolluk kuvvetlerine kendi iradesiyle teslim ederek suçun ortaya çıkmasına yardım ederek etkin pişmanlık gösterdiği... " gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, şüphe üzerine durdurulan ve elinde şeffaf poşet bulunan sanığın elindeki bu eşyanın kolluk görevlileri tarafından aranmasının kolluk görevi kapsamında bulunduğu, yapılacak arama sonunda uyuşturucu maddenin ele geçirileceğinin muhakkak olması karşısında sanığın zaten aranacak ve ele geçirilecek suç eşyasını bulundurduğuna ilişkin beyanının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2024/47 Esas, 2024/147 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi. (K.D.) KARŞI DÜŞÜNCE Adli arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, iş yerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında CMK ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği madde 5). Arama ve el koymaya ilişkin olarak CMK dışında kolluğa ilişkin kanunlarda da dolaylı düzenlemeler olduğu bilinmektedir. (PVSK, 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, 5607 sayılı Kanun, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu ile 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gibi) Ancak söz konusu olan ceza soruşturması ve kovuşturması olduğunda, arama ve el koymanın birer koruma tedbiri olarak CMK'nın 116 ve devamı maddelerinde yer aldığı görülmektedir. Bu durumda ceza soruşturması ve kovuşturması bağlamında arama ve el koymaya dair temel düzenlemelerin, Anayasa'nın emredici mahiyetteki 20, 21, 38... . maddelerinin ışığında yorumlanması gereken ve yukarıda yer verilen CMK'nın 116 ve devamı maddeleri olduğunda kuşku duyulmamalıdır. Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemleri düzenleyen CMK’nın 90/4. maddesi gereğince kolluğun yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine ya da başkalarına zarar vermesini engelleyecek tedbirleri alma yetkisi bağlamında kişinin yakalanmasından sonra yaptığı "kaba üst araması"nın, PVSK'nın suç tarihinde yürürlükte bulunan "Durdurma ve kimlik sorma" başlıklı 4/A-ç bendinde belirtilen ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin suç tarihinde yürürlükte bulunan "Durdurma, durdurma sonrası kontrol ve arama işlemleri" başlıklı 27/6-a maddesinde zikredilen "yoklama biçiminde kontrol"ün, tamamen önleyici tedbir mahiyetinde olduğunda, bu işlemin bir kontrol tedbiri olan aramaya evrilemeyeceğinde kuşku yoktur. Anılan düzenlemelerde bu husus, "ancak bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez..." (PVSK madde 4/A-6/son cümle), "durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkarılmaksızın, yoklama biçiminde bir kontrol yapılır." (Yönetmelik madde 27/6-a) denilmek suretiyle sarahate kavuşturulmuştur. Bu işlemler ile aynı Kanun'un Ek 4. maddesinde yer alan; "bir suçla karşılaşan polisin, sanık ve suç delillerini tesbit, muhafaza…" etmesi niteliği itibariyle arama olmadığından bir arama kararına da ihtiyaç bulunmamaktadır. Ancak bu hâlde suçun işlendiği bilgisini alan kolluk, olay yerinde delillerin karartılmasını önleme yetki ve görevi kapsamında yakaladığı kişi ya da kişilerin kaba üst aramasını yapabilecek ve el koyduğu olayı, yakalanan kişi ya da kişiler ile uyguladığı tedbirleri en kısa zamanda Cumhuriyet savcısına bildirecektir. Bu açıklamalar ışığı altında; somut olayda hakkında hiçbir ihbar bulunmayan sanığın şüphe üzerine durdurulup kaba üst araması yapılması sırasında dışarıdan bakıldığında içinde ne olduğu görülmeyen elindeki poşet içerisindeki uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, yukarıda açıklanan kanun hükümleri uyarınca arama kararı olmadan sanığın elindeki poşette kolluk görevlilerinin arama yapmasının mümkün olmayacağı, bu haliyle elindeki poşetin suç şüphesi nedeniyle aranmasının mutlak olmadığı aşamada, üst araması yapıldığı sırada kendisine ait poşetin içinde uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek ve uyuşturucu maddeleri kolluğa kendi rızası ile teslim etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim. 23.10.2025 (Karşı Düşünce)

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla