Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17729 E. , 2024/5701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/20 E., 2016/73 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Düzelterek onama - Ret Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümler
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17729 E. , 2024/5701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/20 E., 2016/73 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Düzelterek onama - Ret Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Sanık ... Kener müdafiinin temyiz istemi dışındaki temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kurşunlu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri ile aynı maddenin beşinci ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, ayrıca sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması, sanıklar Esat ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. Aynı olay ile ilgili olarak Kurşunlu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış, ayrıca suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanması talep edilmiştir. 3.Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli 2015/21 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in yargılandığı davanın, aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeni ile sanıkların yargılandığı aynı mahkemenin 2015/20 Esas nolu davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 4. Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli, 215/20 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile Sanıklar ve suça sürüklenen çocukların müşteki ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit görülerek; Sanık ...'in, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 , 53 ve 58 inci maddeleri gereğince ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar hakkında hakkında hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in; 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, suça sürüklenen çocuklar hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanık ...'ın, müştekiye karşı kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama suçunu işlediği sabit görülerek, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci, 87 nci maddesinin üçüncü fıkraları ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri gereği 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunlukları ve tererrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ın temyiz talebi, suça konu olay ile ilgisi olmadığına, suçun ağırlaştırıcı hükümlerinin uygulanmasının ve takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, B. Sanık ...'ın temyiz talebi, müştekinin kendi isteği ile yanında kaldığına, eski eşinden kendisine sığındığına, zorla alıkoyma suçunun oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, C. Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz talebi, eksik soruşturma ile karar verildiğine, kendisine iftira atıldığına, olayla ilgisi olmadığına, müştekinin soyut beyanı dışında dosyada delil bulunmadığına, verilen hükmün kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, D. Sanıklar ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebi, suçun sübut bulmadığına, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların hayatın içinde yer alan çabalarının suç olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, müştekinin tutarsız beyanlarının hükme esas alındığına, müştekinin zorla sanık ...'ın evine götürülmesinin söz konusu olmadığına, bu kişi ile önce cinsel yakınlık kurup sonrasında resmi nikah kıydığına, olayda zorla alıkonulmanın söz konusu olmadığına, kişinin uzun süre bu şekilde zorla alıkonulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, E. Sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi, kararın müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğine, karardan yeni haberdar olduğundan 09.10.2023 tarihi itibarı ile temyiz dilekçesi sunduğuna, temyiz talebinin kabulüne, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Davaya konu olay, müşteki Makbule'nin sanık ... ile birlikte yaşarken çocuklarını görmek için eski eşi olan tanık K. Ç.'nin evinin bulunduğu Karabük iline gittiği, tekrar anlaşarak birlikte kalmaya devam ettikleri, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların 07.12.2013 tarihinde saat 00:30 sıralarında müştekinin kalmakta olduğu eski eşi tanık K. C.nin evine gittikleri, müştekinin dönmek istememesi üzerine eve zorla girdikleri, tanık K.'yi darp ettikleri, müşteki Makbule'yi zorla alarak araca bindirdikleri ve rızası dışında Atkaracalar İlçesindeki sanık ...'ın evine götürdükleri, burada müştekinin annesi olan sanık ... ve kardeşleri ile birlikte yaklaşık bir ay kaldığı, ayrıca sanık ...'ın müşteki Makbule'yi darp ettiği ve kolunun kırılmasına neden olduğu iddialarına ilişkindir. 2. Dava dosyasında, 07.12.2013 tarihli olayla ilgili olarak tanık K.'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ilişkin adli rapor ile müşteki Makbule'nin kolunda kırık oluşacak şekilde yaralanmasına, hayati tehlike geçirmeyecek, kırığın hayati fonksiyonlarına etkisinin ikinci derecede olduğunun bildirir adli raporlar mevcuttur. 3. Müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanlarının dava dosyasında mevcut olduğu, kovuşturma aşamasına geçilmeden öldüğü anlaşılmıştır. 4. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar ile tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunma ve beyanları ile olaya ilişkin kolluk tutanakları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE 1. Sanık ... müdafii, gerekçeli kararın müvekkiline usulünce tebliğ edilmediği iddiası ile 09.10.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunmuş ise de sanığa usulünce tebligat yapılmadığına ve eksikliğin tamamlanmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2020 tarihli iade yazısı üzerine gerekçeli kararın, sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakının bilatebliğ iade edilmesi üzerine 22.11.2021 tarihinde, o tarihteki mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin ise 09.10.2023 tarihinde sunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ..., ... ve Suça sürüklenen çocuk ... bakımından, dava dosyasında bulunan adli raporlar, kolluk tutanakları, suça sürüklenen çocukların, sanıkların ifade ve savunmaları, tanık beyanları ile tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ...'ın fikir ve ... birliği içinde müşteki Makbule'yi bulunduğu yerden zorla alıp götürmek sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri, fiilin işlendiği sırada fiziksel şiddet kullanıldığı, fiilin birden fazla kişi ile birlikte işlendiği, suçun sanık ... ile müştekinin evlenmeye ve birlikte yaşamaya zorlanması amacı ile işlendiği, sanık ...'ın ayrıca müştekiyi kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaraladığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında hak yoksunluklarına ilişkin birinci fıkranın uygulanmayacağı hükmü gereği, suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hak yoksunluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. Yine suça sürüklenen çocuk ... ile ilgili hükümde 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince de cezalandırılması yönünde karar verilmiş ise de hükümde suçun "Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı" işlenmesini öngören bu düzenlemenin, müştekinin kardeşi olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında uygulanmış olması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak her iki hukuka aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmeyip 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmeleri mümkün görülmüştür. 4. Suça sürüklenen çocuk ...'in suç, dava ve karar tarihi itibarı ile 18 yaşından küçük olduğu, her ne kadar talimat ile savunması alınırken müdafi görevlendirilmiş ise de suça sürüklenen çocuğu davada temsil edecek müdafi atandığına dair dava dosyasında herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla; 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150 nci maddesinin ikinci, 188 inci maddesinin birinci, 216 ncı maddesinin ikinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Gerekçe kısmının (1) nolu paragrafında gösterilen nedenlerle, Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli 2015/20 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemesi kanunu'nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile REDDİNE, 2. Gerekçe kısmının (2) nolu paragrafında gösterilen nedenlerle Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli 2015/20 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 3. Gerekçe kısmının (3) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli 2015/20 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talepleri yerinde görüldüğünden, kararın 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasının (D) bendinin (8) nolu alt bendinin karar metninden çıkarılmasına, (D) bendinin (2) nolu alt bendindeki "109/3b.e" ibaresinin "109/3-b" şeklinde düzeltilmesine ve hükmün, tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. Gerekçe kısmının (4) nolu paragrafında gösterilen sebeple, Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli 2015/20 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteği yerinde görülerek, Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli 2015/20 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ... bakımından sair yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oybirliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.