Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19300 E. , 2024/9921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2962 E., 2024/377 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ...'ın temyiz isteminden vazgeçtiği belirlenm
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19300 E. , 2024/9921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2962 E., 2024/377 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ...'ın temyiz isteminden vazgeçtiği belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2022/426 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43, 62. maddeleri uyarınca 11 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 22.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2023/2962 Esas, 2024/377 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, 18.02.2022 tarihli eylemde sanığın tanığa uyuşturucu madde satmadığına, tanığın bunu her aşamada ifade ettiğine, tanığın telefonunda kayıtlı olan ve uyuşturucu madde alımı konusunda anlaştığı "yılan" adlı şahsın sanık olmadığına, tanığın ilk aşamada polisler tarafından darp edilmesi nedeniyle sanık aleyhinde ifade verdiğine, 28.09.2022 tarihli eylemde tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, ele geçen maddelerin sanığa ait olmadığına, sanık ...'in parmak izinin bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olarak; Sanık ... ve müdafiinin kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, ceza evinden gönderdiği 30.09.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olarak; Sanık ...'in 18.02.2022 tarihli eyleminden sonra yakalanarak ifadesinin alındığı ve İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 19.02.2022 tarihinde sorgusunun yapılarak hakkında adli kontrol hükümleri uygulanarak salıverildiği, yaklaşık 6 ay sonra 28.09.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiği, ilk eylemi nedeni ile düzenlenen iddianamenin ise 14.10.2022 tarihli olduğu, bu hali ile hukuki kesintinin oluşmadığı ancak Dairemizce sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, sanığın her iki eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde farklı tarihlerde işlenen eylemlerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, her iki eylemde yapılan arama işlemlerinin hukuka uygun olduğu, 18.02.2022 tarihi eylemle ilgili olarak dinlenen tutanak mümzilerinin tutanak içeriğini doğruladıkları, alınan uzmanlık raporuna göre 28.09.2022 tarihli eylemde sanık ...'in parmak izinin tespit edildiği, sanığın suç işleme kastı ile aynı suçu birden fazla kez işlediği, sanık hakkında her iki eyleminde sübut bulması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olarak; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 04.03.2024 tarihli ve 2023/2962 Esas, 2023/377 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi ...