Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19554 E. , 2025/6418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2529 E., 2024/633 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince ver
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19554 E. , 2025/6418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2529 E., 2024/633 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2023 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 19.02.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına ya da denetimli serbestliğe çevrilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın 24.05.2021 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında 11.10.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı verildiği, bu kararın 03.11.2021 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın 07.06.2021, 03.08.2021, 24.10.2021, 27.08.20 21... .08.2021 tarihli eylemlerini KDAE kararının kesinleştirilmesinden önce, 18.11.2021, 06.02.2022, 12.02.2022, 27.02.2022, 17.03.2022, 10.05.2022, 06.10.2022 tarihli eylemlerini ise KDAE kararı kesinleştirilmesinden sonra gerçekleştirdiği, sanığın söz konusu tarihlerde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu ya da kullandığı, bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda: Olayların intikaline, sanıktan ele geçirlen uyuşturucu maddelere ilişkin kolluk tarafından tutulan tutanaklar, sanıktan alınan biyolojik örneklere ilişkin raporlar, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanığı temyiz sebeplerinin incelenmesinde aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 11.10.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının sanığın tebligat tarihi itibariyle son bilinen adresi olan ... Mahallesi ... Sokak, No:25 .../... adresi yerine MERNİS adresi olan ... Mahallesi ... Sokak, No:18/7 .../... adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2 maddesi uyarınca 19.10.2021 tarihinde muhtara teslim edildiği, daha sonra sanığın son bilinen adresi olan ... Mahallesi ... Sokak, No:25 .../... adresine ise 01.04.2022 tarihinde çıkarılan tebligatta sanığın adreste tanınmadığının belirtildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23/1-8 maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin sanığa yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 11.10.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli, 2023/2529 Esas, 2024/633 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık mahkûm edilmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Temyizde, sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, önce normal tebligat çıkarılmadığı saptanmıştır.
Hukuki İlke: Gerçek kişilere tebligatta iki aşamalı yöntem geçerlidir; önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılmadan doğrudan adres kayıt sistemindeki adrese 21/2'ye göre yapılan tebligat usulsüzdür ve kovuşturma şartını gerçekleştirmez.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediğinden kovuşturma şartı oluşmamış, mahkûmiyet yerine davanın durmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanma dosyalarında KDAE kararının tebligatı denetlenmeli; doğrudan MERNİS adresine yapılan 21/2 tebligatı usulsüzse kesinleşme ve kovuşturma şartı düşer, dava durma ile sonuçlanır.