İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/19576 Karar: 2025/2524 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/19576 K.2025/2524

8. Ceza Dairesi 2024/19576 E. , 2025/2524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/271 E., 2020/1257 K. SUÇ : 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cu

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/19576 E. , 2025/2524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/271 E., 2020/1257 K. SUÇ : 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cu

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/19576 E. , 2025/2524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/271 E., 2020/1257 K. SUÇ : 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırılık suçundan 5464 sayılı Kanun'un 36 ve tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli kararı ile 5464 sayılı Kanun'un 36, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.100,00 TL adli para cezası; 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve 250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlere yönelik katılan ... vekilinin ve hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli kararı ile 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... Hazinesinin atılı suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun reddine, hükümlü müdafiinin yasal süreden sonra yaptığı istinaf başvurusunun reddine; tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik ise katılan Hazine vekilinin yaptığı istinaf başvurusuna istinaden yapılan incelemede, suç tarihinin hatalı yazılması, adli sicil kaydı olmadığı halde hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, hesap hatası yapılarak eksik ceza tayini, infazı kısıtlar şekilde ibarelere yer verilmesi ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1183 Esas sayılı dosyası ile tefecilik suçundan yargılamanın devam ettiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2024/1281 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42160 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya aslının, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2020 tarihli kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23/06/2022 tarihli ve 2021/247 Esas, 2022/1536 sayılı kararı ile tefecilik suçundan kurulan hüküm yönünden bozulmasını müteakip, kamu davasının derdest olması sebebiyle mahkemesinde bulunduğu anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Sanığın muhtelif bankalardan aldığı POS cihazlarını mal satışı olmadan şahısların nakit ihtiyaçlarını karşılamak için kullanarak çekilen paralar karşılığı kart sahiplerine nakit para verdiği, bu işlem karşılığında komisyon aldığı ve kart sahiplerine borcunu vadelendirme imkanı sağladığı şeklinde gerçekleştiği kabul olunan olayda, sanığın tefecilik suçunun yanı sıra 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na muhalefet suçundan da mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde tefecilik suçunun "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, ..." biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, kanunda serbest hareketli bir suç tipi olarak düzenlenen tefecilik suçunun POS cihazının kullanım amacı ve sözleşme koşulları dışında kullanılarak, faiz, komisyon vb. adlar altında alınan bir bedel karşılığında kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması (POS tefeciliği) biçiminde de işlenmesinin mümkün bulunduğu, hukuki konusu "para" olan tefecilik suçunun ancak "kazanç elde etme" özel kastı ile işlenebileceği, 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde ise "Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar" hükmünün yer aldığı, sanığın somut olayda olduğu gibi iş yerinde herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, alışveriş yapılmış gibi kendisine para ihtiyacı nedeniyle başvuran şahısların hamili oldukları kredi kartları ile POS cihazı aracılığıyla işlem yapıp, gerçek olmayan bu alışveriş tutarlarından belli bir komisyon kesintisi yaparak geriye kalan kısmı nakit olarak ödeme biçiminde gerçekleştirdiği eylemlerinin, kazanç elde etmek maksadıyla başkasına ödünç para verme niteliğinde olduğunda kuşku bulunmadığı, POS tefeciliğinde failin kastı, tefecilik suretiyle yarar sağlamaya dönük olup, amaç suçun tefecilik olduğu, failin, amaçladığı bu suçu işleme yolunda birden fazla hareket gerçekleştirmekte ve bu hareketlerden alacağını teminatlı hale getirmeye dönük bir kısım hareketlerle 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde tanımlanan suçu da işlemekte ise de; söz konusu birden fazla hareket, hukuksal anlamda "tek bir fiili" oluşturduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06/07/2010 tarih ve 2010/8-51 Esas, 2010/162 sayılı kararında vurgulandığı üzere 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile kanun koyucu "erime sistemini" benimsemiş olup, POS tefeciliğinde failin suç yolunda gerçekleştirdiği bir kısım hareketlerle işlediği 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesine muhalefet suçu, kastının dönük olduğu tefecilik fiilindeki teklik nedeniyle bu fiilin içinde eridiği nazara alındığında, sanığın sadece tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da mahkumiyet kararı verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırılık suçundan 5464 sayılı Kanun'un 36 ve tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddeleri uyarınca hükümlünün belirtilen takvim yılında tefecilik faaliyeti ile iştigal ettiği, iş yerinde bulunan pos cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında kullandığı, hükümlünün belirtilen yılların hesap ve işlemleri üzerinde pos cihazlarını kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme faaliyeti yürüttüğünden bahisle açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli kararı ile 5464 sayılı Kanun'un 36, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.100,00 TL adli para cezası; 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve 250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlere yönelik katılan ... vekilinin ve hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli kararı ile 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... Hazinesinin atılı suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun reddine, hükümlü müdafiinin yasal süreden sonra yaptığı istinaf başvurusunun reddine; tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik ise katılan Hazine vekilinin yaptığı istinaf başvurusuna istinaden yapılan incelemede, suç tarihinin hatalı yazılması, adli sicil kaydı olmadığı halde hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, hesap hatası yapılarak eksik ceza tayini, infazı kısıtlar şekilde ibarelere yer verilmesi ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1183 Esas sayılı dosyası ile tefecilik suçundan yargılamanın devam ettiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasında hükümlünün eylemi, 2010-2011 hesap dönemi içerisinde, işlettiği işyerindeki POS cihazından herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın, nakit ihtiyaçlarını karşılamak için müşterilerine ait kredi kartı ile çekim işlemi yapmasına olanak sağlama şeklindedir. POS tefeciliğinde failin kastı, tefecilik suretiyle yarar sağlamaya dönük olup, amaç suç tefeciliktir. Fail, amaçladığı bu suçu işlemek amacıyla 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde tanımlanan suçu da işlemiştir. 5464 sayılı Kanun'un "Sahte belge düzenlenmesi" başlıklı 36. maddesi; "Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar." şeklinde düzenlenmiş olup satış yapılmış gibi harcama belgesi, nakit ödemesi yapılmış gibi nakit ödeme belgesi, mal iadesi, hizmet alımından vazgeçilmesi ya da işlemin iptali olmaksızın bu işlemler yapılmış gibi alacak belgesi düzenlenmesi veya bu belgelerde tahrifat yapılması suretiyle kendilerine veya başkalarına yarar sağlayanların eylemleri suç olarak düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2021/8-239 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararında ''... 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Tefecilik'' suçunun 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan "Sahte belge düzenlenmesi" suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, "Sahte belge düzenlenmesi" suçunun ''Tefecilik'' suçunun unsuru olduğu ve eyleminin bir bütün hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''Tefecilik'' suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir." şeklindeki içtihadı dikkate alındığında eylemin, yalnızca tefecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden hükümlünün ayrıca 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesine aykırılık suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2016/271 Esas, 2020/1257 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla