İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/20626 Karar: 2024/7177 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/20626 K.2024/7177

8. Ceza Dairesi 2024/20626 E. , 2024/7177 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1642 E., 2023/2127 K. SUÇ : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/20626 E. , 2024/7177 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1642 E., 2023/2127 K. SUÇ : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/20626 E. , 2024/7177 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1642 E., 2023/2127 K. SUÇ : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 05.07.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan ...'a yönelik zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarının bozulmasına karar verildiği, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile katılanlar .... vekilinin temyiz dilekçeleri içeriklerine göre adı geçen sanıklar hakkında verilen söz konusu bu bozma kararlarının temyiz edilmediği görülmekle, temyiz incelemesinin tüm sanıklar hakkında katılanlar .....e yönelik eylemlere ilişkin olarak verilen düşme kararları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir. Sanıklar müdafiinin temyizinin, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik ve hukuki yararının bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2014 ve 10.09.2021 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan beraat kararları verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz isteği, Yerel mahkeme kararının onanması gerektiğine, mevcut deliller karşısında beraat kararlarının doğru olduğuna, derhal beraat kararı verilebilecek hallerde düşme kararının verilemeyeceğine, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. 2. Katılanlar ..... vekilinin temyiz isteği, Zamanaşımı süresinin gerçekleşmediğine, müşteki beyanları ve doktor raporları karşısında eylemin sübut bulduğuna, eylemin işkence suçunu oluşturduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay; polis memuru olan sanıkların kendilerine mukavemette bulunan katılanlara yönelik zor kullanma yetkisine ilişkin sınırı aşmak suretiyle kasten yaralama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı eylemi gerçekleştirdiklerine dair yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek beraatlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, sanıklara isnat edilen eylem bakımından zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında açılan kamı davalarının düşmesine karar vermek suretiyle, hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Hakimin hükme varış sürecine ulaşmak için bazı araştırmalara ve bu süreçte elde edilen delillerin değerlendirilmesine ihtiyaç duyulması durumunda "Derhal beraat kararı verilebilecek hâlin varlığı" söz konusu olmadığı, somut uyuşmazlıkta derhal beraat kararı verilebilecek bir hâl mevcut olmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi sebebiyle düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir. 2. İşkence suçunun oluşması için öncelikle, yapılan davranışların insan onuruyla bağdaşmayan bir davranış olması gerekir. İnsan onuruyla bağdaşmayan her davranış değil, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine veya aşağılanmasına yol açacak nitelikteki davranışlar bu suçu oluşturacaktır. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, işkence suçunun asıl hareket unsuru, insan onuruyla bağdaşmayan harekette bulunulmasıdır. Bu nedenle anılan suç serbest hareketli bir suçtur, insan onuruyla bağdaşmayan herhangi bir davranışla bu suç işlenebilir. Ancak suçun oluşması için mağdura insan onuruyla bağdaşmayan bir davranışta bulunulması yeterli değildir, aynı zamanda bu davranışın mağdurun bedensel veya ruhsal açıdan acı çekmesi veya algılama ve irade yeteneğinin etkilenmesi veya aşağılanmasına da yol açmaya elverişli olması da gerekir. Bu bilgiler ışığında, sanıkların kendilerine mukavemette bulunan katılanları darp ettikleri iddia edilen olayda, eylemlerin sistematik ve süreklilik arz eder şekilde olmadığının anlaşılması karşısında, katılanlar vekilinin eylemin işkence suçunu oluşturduğuna dair temyiz itirazı reddedilmiştir. 3. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 07.04.2014, 08.05.2014, 22.09.2014, 18.02.2015 ve 19.02.2015 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihlerden istinaf incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında verilen düşme kararında isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2023/1642 Esas sayılı kararında sanıklar müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla