KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/20843 E., 2025/4643 K.·İnceleme Konusu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2008/54 E., 2009/252 K.
- Suç
- Suç üstlenme
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.03.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 270/1, 50/3. maddeleri uyarınca 600,00TL adli para ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesin olduğu belirtilerek 05.03.2009 tarihli kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/31334 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57108 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57108 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın olay günü meydana gelen trafik kazası ile ilgili tutanak düzenlendiği sırada olay yerine gelerek suçu üstlenmeye çalıştığı, görevlilerin sanığa olay yerine sonradan geldiğini söylemelerine rağmen sanığın ısrarcı olduğu, sanığın alkolsüz olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, eylemin aracı kullanan kişinin belirlenmiş olması nedeniyle teşebbüs aşamasında kalan suçluyu kayırma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde sanığın suç üstlenme suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6, 291/1, 291/2 maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta;Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.03.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 270/1. maddesi uyarınca 1 ay hapis cezasına hükmedildiği devamında aynı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca hapis cezasının 600,00 TL adli para cezasına çevrildiği, kanun yolu bildiriminde kararın kesin olarak verildiğinin açıklandığı anlaşılmıştır.
Hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının miktar sınırı olmaksızın kanun yolunun açık olduğu, karar tarihi itibariyle de sanığın temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olduğu ve karara karşı temyiz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi karşısında; kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında sanıkta yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin talebi ile Mahkemesi tarafından 22.03.2024 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına ve sanığa temyiz kanun yoluna başvurma hakkının olduğuna ilişkin tebliğat çıkarılmasına karar verilmiş ise de, sanığa çıkarılan tebligatın PTT sorgu ekranı sonucuna göre iade edildiği ve usulüne uygun tebliğ işleminin inceleme tarihine kadar yapılmadığı anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, temyiz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/20843, K. 2025/4643, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama