Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/21419 E. , 2025/11227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1043 E., 2024/870 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, tem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/21419 E. , 2025/11227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1043 E., 2024/870 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2023/365 Esas, 2024/63 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 62.maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2024/1043 Esas, 2024/870 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, kullanıcı ...'in üstünden uyuşturucu madde ele geçirildiği, cep telefonundaki yazışmalardan kullanıcının uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığının anlaşılması üzerine, kullanıcının yakalandığı yere gidildiğinde, sanığın görüldüğü ve sanıktan da uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçiriliş şekli, kriminal rapor ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1-Suç tarihinde kolluk görevlilerinin yaptığı uygulama esnasında şüphe üzerine durdurulan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'da uyuşturucu madde ele geçirilmesi üzerine, Cumhuriyet savcısına haber verilmeksizin ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında alınmış bir karar bulunmaksızın ...'e ait akıllı telefon incelenmiş, telefondaki uygulamada bulunan mesajların incelenmesinden elde edilen bilgilerle sanık ve sanığın bulunduğu yer tespit edilmiştir. Elde edilen bilgiler sonucu olay yerine giden kolluk görevlilerinin sanığı durdurdukları ve sanığın kolluk görevlilerine üzerinde madde bulunduğunu, ekip arabasının geçmek istediğini söylediği ve üzerinde bulunan suça konu uyuşturucu maddeleri rızasıyla teslim ettiği bu aşamadan sonra olayla ilgili Cumhuriyet savcısına haber verilerek talimatlarının alındığı, tanığa ait telefondan tespit edilen mesaj kayıtlarının ekran resmi şeklinde dosya kapsamına girdiği ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen tanığın soyut beyanları ile birlikte bu mesaj içeriklerinin hükme esas alındığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesinin 1. fıkrasında yazılı ‘’ (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir’’ hükmünün suç şüphesi altında bulunan şahıslardan ele geçirilen ve bilgisayar niteliğindeki cep telefonları için de geçerli olduğu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli konumundaki ...'nın rızası bulunsa dahi kolluk görevlileri tarafından şüphelilerin telefonlarının incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirildiğinin kabulü gerektiği, yine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2/e ve 161. maddesinin 2. fıkrası ile PVSK'nın Ek 6. maddeleri uyarınca, (edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun) kolluk görevlilerinin olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapması gerekirken somut olayda, ...'dan uyuşturucu madde ele geçirilmesinden sonra kolluk görevlilerinin tanığa ait telefonu inceledikleri ve Cumhuriyet savcısını arayıp olayı haber vermeden sanığı tespit ederek yakaladıkları anlaşıldığından, ...'e ait cep telefonundan ele geçirilen mesajlar ile ...'in kovuşturma aşamasında doğrulanmayan soyut kolluk beyanının hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde sanığın, ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sattığına ilişkin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delil bulunmadığı, kolluk ekiplerindeki bilgilere göre sanık hakkında soruşturmayı başlatacak nitelikte bilgi elde edilmesi üzerine sanığın yakalandığı, sanığın üstünde ve eşyalarında adli arama kararı veya yazılı arama emri ile arama yapılabileceği aşamada kendisinde bulunan uyuşturucu maddeleri rızaen kolluk görevlilerine teslim eden sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 192/3. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Tekerrüre esas alınan ilamdaki hangi suçun tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 2024/1043 Esas, 2024/870 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ayrı soruşturması yürütülen kullanıcı tanığın telefonundaki yazışmalar, CMK 134 kapsamında karar alınmaksızın ve Cumhuriyet savcısına haber verilmeksizin kolluğca incelenerek sanık tespit edilmiş; olay yerinde sanık, üzerindeki uyuşturucuyu kolluğa rızasıyla teslim etmiş ve ticaretten mahkum edilmiştir.
Hukuki İlke: CMK 134 hükmü cep telefonları için de geçerli olup, şüphelinin rızası bulunsa dahi hakim/savcı kararı olmadan kolluğun telefon içeriğini incelemesiyle elde edilen deliller hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz; ele geçen maddeyi arama kararı alınabilecek aşamada rızaen teslim eden sanık hakkında TCK 192/3 etkin pişmanlık uygulanmalıdır; ayrıca tekerrüre esas alınan ilamdaki hangi suçun esas alındığı belirtilmelidir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Kolluğun karar olmadan (rıza olsa bile) incelediği telefon içeriği hukuka aykırı delildir; sanık maddeyi rızaen teslim etmişse TCK 192/3 etkin pişmanlık indirimi savunmada mutlaka ileri sürülmeli, tekerrüre esas ilamın hangi suç olduğu da denetlenmelidir.