Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22316 E. , 2025/9340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1258 E., 2024/925 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma kurulan hük
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22316 E. , 2025/9340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1258 E., 2024/925 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2024 tarihli ve 2023/304 Esas, 2024/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/6, 188/8, 43, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2024/1258 Esas, 2024/925 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve müdafinin temyiz istemi; Eksik inceleme ile hüküm kurulmasına, eczacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, sanık hakkında takdir edilen cezanın fazla olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında artırım oranının ölçüsüz belirlendiğine, yalnızca eczaneye ait kamera görüntülerine dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, dinlenen tanıkların sanık aleyhine beyanda bulunmadığına ve bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; eczanede kalfa olarak çalışan sanığın suç tarihlerinde reçeteli satış yapmış gibi gösterip, SGK'ya fatura etmeden, usulsüz ve reçetesiz ilaç satış işlemi yaptığı, takibi zorunlu ilacın eczanenin kayıtlarından düşüşünü sağladığı, bu suretle sanığın atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin aşağıda belirtilenler dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın "eczacı kalfası" olduğuna ilişkin aşamalardaki beyanlar göz önüne alındığında, yerleşik Yargıtay kararlarına göre bu görevin 5237 sayılı Kanun'un 188/8. maddesi kapsamında kalmadığı kabul edildiği halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/8. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Kabule göre de; 2. 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarına göre temel ceza üzerinden varsa önce artırımlar, daha sonra da indirimler yapılarak sonuç ceza belirlenecek, mevcut ceza üzerinden artırma ve indirme oranına göre hesaplanan miktar, bir önceki ceza miktarına eklenecek veya indirilecektir. İlk derece mahkemesince, önce indirim sonra artırım yapılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2024/1258 Esas, 2024/925 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve gerekçesi ile alması muhtemel ceza miktarı nazara alındığında sanık ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca takdîren Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.