Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23100 E. , 2025/8594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3327 E., 2024/98 K. SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, tem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23100 E. , 2025/8594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3327 E., 2024/98 K. SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararı ile sanığın 14.03.2022 tarihli eyleminin suçu ve suçluyu övme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 215/1, 62/1, 53/1-2-3, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.01.2024 tarihli ve 2023/3327 Esas, 2024/98 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin ve 5237 sayılı Kanun’un 218. maddesinin uygulanması gerektiğine ancak aleyhe temyiz bulunmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesinin eleştirileriyle birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 14.03.2022 tarihinde ... isimli sosyal medya hesabından, "50 yıl ve ... ’ya özgürlük Nevruzu" başlıklı, "24 yaşında bir gençken ...’ya örgüt kurdurtan ve Kürdistan özgürlük mücadelesine yönelten gerçeklik Newroz ruhu ve bilinci oldu" şeklindeki paylaşımı yeniden paylaşmak suretiyle, terör örgütü elebaşı olan ve bu husus ulusal ve uluslararası yargı kararlarıyla sabit bulunan ... ’ı övücü nitelikte bir paylaşım yaptığı; yine 06.10.2022 tarihinde ... Haber Ajansının “... (... )” başlıklı paylaşımını beğenmek suretiyle terör örgütü mensubunu övücü nitelikte bir eylemde bulunduğu; ayrıca 08.10.2022 tarihinde çeşitli sosyal medya kullanıcılarının "#..." etiketiyle ... ’ın serbest bırakılmasını talep eden paylaşımlarını beğenip yeniden paylaşmak suretiyle terör örgütü elebaşısını övdüğü iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında yalnızca 14.03.2022 tarihli paylaşımından dolayı suçu ve suçluyu övme suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla; zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri yerinde görülmeyerek; ancak, basın ve yayın yoluyla atılı suçu işleyen sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği yönündeki eleştiri yerinde görülerek inceleme yapılmıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı tespit edilmiştir. 23.11.2022 tarihli ... İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen açık kaynak araştırma tutanağı, sosyal medya inceleme çıktıları ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olan ve hayatın olağan akışıyla uyumlu olmayan savunmalarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığı saptanmıştır. Vicdani kanaatin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın ulusal ve uluslararası yargı kararlarıyla terör örgütü elebaşı olduğu kabul edilen ... ’ı övücü nitelikteki paylaşımında, suçun “açık ve yakın tehlike” unsuru yönünden Mahkemenin "somut olayda sadece sosyal medya paylaşımı yapıldığı, olayın oluş şekli, eylemin toplumsal olayların oluşmasına müsait sosyal medya kullanıcılarını etkilemeye müsait mahiyette olması, olayla ilgili olarak yakın ve açık bir tehlikenin doğmuş olma ihtimali dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçtan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varıldığı" şeklindeki kanaatinin yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmıştır. Yargıtayca yapılan değerlendirmede de, paylaşımın 14.03.2022 tarihinde, örgütün her yıl Nevruz dönemi olarak bilinen Mart aylarında propaganda ve kitle mobilizasyonunu artırmaya çalıştığı süreçte yapılmış olmasının, kamu düzeni bakımından tehlike doğurma potansiyelini artırdığı hususu gözetildiğinde, Mahkemenin ulaştığı sonucun isabetli olduğu kabul edilmiştir. Bu itibarla, sanığın paylaşımına uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin de isabetli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesinde, belli hak yoksunluklarının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin sonucu olarak uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanık hakkında bu hükmün uygulanması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu hukuka aykırılığın Yargıtayca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.01.2024 tarihli ve 2023/3327 Esas, 2024/98 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünden "Sanığın işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 140-85 sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde ve fıkralarının uygulanmasına," cümlesinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak ve oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2025 tarihinde karar verildi.