İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/2337 Karar: 2025/2459 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2337 K.2025/2459

8. Ceza Dairesi 2024/2337 E. , 2025/2459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/702 Esas, 2023/271 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/2337 E. , 2025/2459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/702 Esas, 2023/271 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/2337 E. , 2025/2459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/702 Esas, 2023/271 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan yapılan soruşturma sonucunda seri muhakeme usulüne ilişkin davetnamenin tebliğ edilmesine rağmen hükümlünün mazeretsiz olarak gelmediğinden bahisle Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.07.2022 tarihli iddianamenin düzenlendiği, Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ve 2022/702 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 12.05.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/20848 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2024 tarihli ve KYB-2024/5793 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2024 tarihli ve KYB-2024/5793 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/29767 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma esnasında, sanığın üzerine atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olması sebebiyle seri muhakeme bilgilendirmesi ve teklifi yapılması amacı ile Konya Cumhuriyet Başsavcılığına davet edilmesi içerikli tutanak gönderildiği, ancak sanığın soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan ifadesinde bildirilmiş olduğu "... No:.../... .../..." adresi yerine hatalı olarak ".... ... ...... Sk. No:.../... .../... adresine tebligat çıkarıldığı ve bila tebliğ iade edilmesine karşın yeniden tebligat işlemi yapılmadan sanığın seri muhakeme teklifine icabet etmediğinden bahisle hakkında atılı suçtan açılan kamu davası sonunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda sanık hakkında seri muhakeme işlemlerine davete ilişkin tutanağın sanığın son olarak bildirmiş olduğu adres yerine başka bir adrese tebliğe çıkarıldığı ve iade edildiği, yapılan tebliğin usulsüz olduğu, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilerek, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesini müteakip, sanığa seri muhakeme teklifinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 174/1-c maddesi "Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesi "Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır." şeklinde, aynı Kanun'un 250/13. maddesi ise "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 3. Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 6 ve 7. maddelerinde ise "(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz. (7)Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlüye seri muhakeme usulüne ilişkin 23.06.2022 tarihli davetnamenin hükümlünün soruşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği adresten farklı bir adrese tebliğ edildiği ancak adres bilgisi yetersiz olmasından dolayı iade edildiği dolayısıyla hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün usulüne uygun şekilde uygulanmadığı gözetilmeden Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/702 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla