Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23733 E. , 2025/3888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/662 E., 2018/361 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 ta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23733 E. , 2025/3888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/662 E., 2018/361 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2017/662 Esas, 2018/361 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 291/1, 62/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 05.06.2018 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/5834 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96245 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96245 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında İstanbul Anadolu 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2018 tarihli kararında ikinci kez tekerrüre esas alınan Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2012 tarihli ve 2012/52 esas, 2012/298 sayılı kararında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, sanığın adlî sicil kaydında ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı, bu sebeple sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarına göre karar tarihinde başka suçtan Marmara 6 Numaralı L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu ve hükmün kanun yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre hükümlünün bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve hükümlünün 05.12.2019 tarihli dilekçesinin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkındaki inceleme konusu kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.