İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/23742 Karar: 2025/3443 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/23742 K.2025/3443

8. Ceza Dairesi 2024/23742 E. , 2025/3443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/299 E., 2023/360 K. BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 t

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/23742 E. , 2025/3443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/299 E., 2023/360 K. BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 t

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/23742 E. , 2025/3443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/299 E., 2023/360 K. BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/299 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz olunmaksızın 22.03.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2023/27125 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96264 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96264 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, karar tarihinde başka suçtan Silivri 6 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu halde Segbis marifetiyle duruşmaya katılan sanığın yüzüne karşı verilen kararda, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı istinaf edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, belirtilen açıklamayı içerir meşruhatlı tebliğ de yapılmadığının anlaşılması karşısında, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2020 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı cihetle, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarına göre karar tarihinde başka suçtan ... 3 Numaralı L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu ve hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkındaki inceleme konusu karar usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla