Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24001 E. , 2026/246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/633 Esas, 2024/837 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24001 E. , 2026/246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/633 Esas, 2024/837 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanıklar ve müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/54 Esas, 2024/11 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5, 61/7, 62/1, 52, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ve 1.350.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/633 Esas, 2024/837 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 39/2.c maddesine göre sorumlu tutulabileceğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın atılı suçla ilgisinin bulunmadığına, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 135. maddesi uyarınca toplanan delillerin mahkumiyete esas alınamayacağına, verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 135. maddesi uyarınca toplanan delillerde uyuşturucu madde ile ilgili bir görüşme olmadığına, verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli, kesin ve somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, yeterli cezai indirimlerin uygulanmadığına, lehe delillerin toplanmadığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; haklarında istihbari bilgi bulunan sanıklara yönelik yapılan fiziki takipte sanık ...’in idaresindeki 33 *** *** çekici ve 33 *** *** dorse plakalı tır ile ... Garajına sanık ... ile birlikte geldikleri, burada tırın başında birlikte bekledikleri, sanık ...’in 27 * **** plakalı araç ile tır garajı önünde beklediği ve kolluk ekiplerince yaşanan kovalamaca ve ikaz sonucu yakalandığı, cep telefonunun koruyucu kılıfının içerisinde üzerinde “şoförlerimiz ...- *** ** **, ...- *** ** **” yazılı kağıt parçasının bulunduğu, dorsede yapılan arama işleminde dorsenin iç kısmında yer alan dorse kapağına göre sağ ve sol olmak üzere çift taraflı bir şekilde dorse iç yan kısımları zemine bağlayan orijinal alüminyum sacı sabitleyen perçinler ve civatalar söküldüğünde zula olarak tabir edilen gizli bölmeler olduğunun görüldüğü, sol tarafta bulunan gizli bölme içerisinde (109) paket, sağ tarafta bulunan gizli bölme içerisinde (97) paket olmak üzere toplam (206) paket halinde preslenip sarı koli bandı ve farklı renklerde plastik ambalajlara sarılmış daralı ağırlığı (125) kilo (700) gram gelen eroin uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği ve sanıkların birlikte hareket ederek atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1.Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.07.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/2 28... /281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 64/1.maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 135. maddesi uyarınca toplanan deliller, kolluk tutanakları içeriği, kriminal uzmanlık raporuna göre ele geçen maddelerin 6-... ve ... etken maddesini ihtiva ettiği, ele geçen maddelerin miktarı, sanıkların savunması ve yakalanış şekilleri ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların birlikte hareket ederek uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince "5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin 5. fıkrasına göre, takdiri indirim nedenleri de uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi, 30 yıldan fazla olması halinde aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca 30 yıla indirilmesi gerekirken, TCK'nın 62. maddesi uygulanmadan TCK'nın 61. maddesinin 7. fıkrasına göre sonuç cezanın 30 yıla düşürülmesi ve ardından da TCK'nın 62. maddesinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini, aleyhe istinaf bulunmadığından sanıkların kazanılmış hakkı da gözetilerek eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir." şeklindeki eleştiri konusunda ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1.Sanık ... yönünden; Gerekçe bölümünde (1) no.lu bentte açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 06.05.2024 tarihli ve 2024/633 Esas, 2024/837 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği ölüm nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Sanıklar ... ve ... yönünden; Gerekçe bölümünde (2) no.lu bentte açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 06.05.2024 tarihli ve 2024/633 Esas, 2024/837 Karar sayılı kararında sanıklar ve sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte tır garajına gelen çekici-dorsede, perçin ve civatalarla sabitlenmiş alüminyum sacların arkasındaki çift taraflı gizli bölmelerde toplam 206 paket halinde daralı 125 kilo 700 gram eroin ele geçirilmiş; üçüncü sanığın telefon kılıfında şoför isimlerinin yazılı olduğu kağıt bulunmuştur. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları 25'er yıl hapis ve 1.350.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, istinaf esastan reddedilmiş; temyiz aşamasında sanıklardan birinin öldüğü tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: Hüküm kesinleşmeden sanığın ölmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi zorunludur; Daire bu tespiti güncel nüfus kaydına ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ilamına dayandırmıştır. Diğer sanıklar yönünden CMK 135. maddesi uyarınca toplanan iletişim delilleri, kolluk tutanakları ve kriminal raporla mahkumiyet hukuka uygun bulunmuş; BAM'ın, TCK 62 uygulanmadan önce 61/7 gereği cezanın 30 yıla indirilmesinin eksik ceza tayini oluşturduğu ancak aleyhe istinaf olmadığından kazanılmış hak nedeniyle eleştiriyle yetinildiği yönündeki tespiti de yerinde görülmüştür.
Uygulama Sonucu: Ölen sanık yönünden hükmün bozulması ve kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği düşmesi; diğer iki sanık yönünden temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması ve salıverilme taleplerinin reddi.
Dava Strateji Notu: Dorse zulasında ele geçen yüksek miktarlı eroin dosyalarında ceza hesabı sırası kritiktir: TCK 61/5-7 gereği takdiri indirim uygulanıp sonuç 30 yılı aşarsa 30'a indirilmelidir; yanlış sıralama sanık lehine sonuç doğurmuşsa aleyhe kanun yolu yoksa kazanılmış hak korunur. Ayrıca temyiz derdestken müvekkilin ölümü halinde nüfus kaydı derhal dosyaya bildirilmelidir, düşme kararı mirasçılar açısından adli sicil ve müsadere sonuçlarını etkiler.