İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/24168 Karar: 2025/1352 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/24168 K.2025/1352

8. Ceza Dairesi 2024/24168 E. , 2025/1352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/576 Esas,2024/602 Karar SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hük

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/24168 E. , 2025/1352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/576 Esas,2024/602 Karar SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hük

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/24168 E. , 2025/1352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/576 Esas,2024/602 Karar SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma 1.Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2012 tarihli ve 2010/263 Esas, 2012/728 Karar sayılı beraat kararının katılan banka vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.01.2017 tarihli ve 2016/10287 Esas, 2017/718 Karar sayılı kararı ile '' mağdurun suça konu kartın kendisinde bulunduğu sırada bu işlemlerin yapıldığını beyan etmesi, suça konu kartın bağlı olduğu banka yazılarında eş kart oluşturulduğunun belirtilmesi karşısında, öncelikle suça konu kartın gerçek kart olup olmadığının belirlenmesi açısından, kartla yapılan işlemlerin fiziki kartla ve şifreyle veya kartsız işlemle yapılıp yapılmadığı, ilgili bankadan hesap ekstreleri ile kart yenilemesi veya kayıp-çalıntı ihbarı ile yeni kart çıkartılması talebi olup olmadığının sorulması, sanık ...'ın suç tarihinde kullandığı cep telefon numarası saptanıp para çekme ve havale yapma hareketlerinin yapıldığı ATM'de ve çevresinde olup olmadığının tespiti bakımından HTS raporu alınması, kopya kart olup olmadığı hususunda Bankalararası Kart Merkezi'nin görüşüne başvurulması, sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi, sübutu halinde eylemin, kart gerçek ise TCK.nun 245/1maddesindeki suçu oluşturacağı ve mağdurun kart sahibi, sahte kart ise aynı yasanın 245/2-3. maddelerindeki suçlar kapsamında olup sahte kart üretmek suçundan da dava açılması sağlanarak, incelenmekte olan dosyayla birleştirilip mağdurun banka olacağı da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hükümler kurulması, kabule göre de; kısa kararda sanık ...'ın aynı suçtan hem mahkumiyetine hem de beraatine karar verilmesi, gerekçeli kararda ise hırsızlık suçundan sanık ...'ın beraatine, sanık ...'ın mahkumiyetine karar verilerek hükmün karıştırılmasının yasaya aykırı olduğu'' gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 2.Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2017/78 Esas, 2022/53 Karar sayılı beraat kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.04.2023 tarihli ve 2022/2112 Esas, 2023/1901 Karar sayılı kararı ile ''sanıkların mağdura ait banka kartından kopyalanması suretiyle oluşturulan eş banka kartını iştirak halinde fiziki olarak kullanılmak suretiyle mağdurun hesabından 1000,00 TL nakit çekim yapmaları ve mağdurun hesabından banka kartı ile sanık ...'ın hesabına 10.000,00 TL havale yapılmasını sağladıkları, daha sonra havale edilen parayı banka şubesinden sanık ... tarafından çekilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında düzenlenen suçları oluşturacağı, sahte banka kartı üretme veya bulundurma suçundan iddianamede anlatım ve sevk maddesi bulunmadığı anlaşılmakla; iddianame içeriğine göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; iddianamedeki anlatıma göre, sanıklar hakkında; sahte banka veya kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan kamu davası açılmadığı, 25.01.2017 tarihli bozma ilamımız doğrultusunda, yapılan suç duyurusu üzerine sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.12.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak bu kararın suçtan zarar gören bankaya tebliğ edilmediği anlaşılmakla; söz konusu kovuşturma yer olmadığına ilişkin kararın ilgili bankaya tebliği sağlanarak bu karara itiraz edilmesi suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılması halinde sanıklar hakkında sahte kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görüldüğü'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2023/576 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/3, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İddianamede dava açılmayan ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen suç yönünden ceza verilmesinin hukuka ve bozma ilamına aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Gerekçeli karar başlığında suç adının '' Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama'' yerine '' Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama'' olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 2.Sahte banka kartını değişik zamanlarda birden fazla kez kullanarak yarar sağlayan sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, mağdurun Akbank A.Ş'de bulunan hesabından 12.11.2008 tarihinde banka kartı ile 1.000,00 TL çekilmesi ve 10.000,00 TL'nin ise ... şubesinde hesabı bulunan sanık ...'ın hesabına havale yapıldığı ve bu paranın da sanık ... tarafından çekilmesi suretiyle menfaat sağladığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın mağdurun hesabına bağlı 5890......0165 nolu banka kartının sahte üretilmiş eş kartını kullanarak 1000,00 TL nakit çekim ve kendi hesabına 10.000,00 TL havale yaptığı, daha sonra havale edilen parayı banka şubesinden sanık ... tarafından çektiğinin banka şubesindeki kamera görüntüleri ve sanığın kaçamaklı savunmasıyla sabit olduğu, sanık hakkında düzenlenen iddianamede sahte banka kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçuna ilişkin anlatıma yer verildiği, suçun hukukî niteliğinin değişmesi nedeni ile sanığa 5271 sayılı Kanunun 226. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 245/3. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olarak ek savunma hakkı verildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67. maddeleri gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, bu itibarla dava zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2023/576 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla