İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/24448 Karar: 2025/4938 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/24448 K.2025/4938

8. Ceza Dairesi 2024/24448 E. , 2025/4938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/193 E., 2024/486 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üz

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/24448 E. , 2025/4938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/193 E., 2024/486 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üz

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/24448 E. , 2025/4938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/193 E., 2024/486 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 04.06.2024 tarihli, sanığın yüzüne karşı verilen kararda ''Konya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere...'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu,temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Yargıtay Bozma İlamı 1.Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli,2016/130 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında bilişim sistemleri,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli,2016/130 Esas,2016/387 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli,2021/11841 Esas,2024/90 Karar sayılı ilamıyla; ''... sanığın eyleminin ''Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama'' suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, mağdurun uğradığı zararın sanık tarafından kovuşturma aşamasında giderildiği hususu da gözetilerek, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli, 2024/193 Esas, 2024/486 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 245/1, 168/2, 62, 52/2, 53 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suça konu fiilin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilmeden hakkında hüküm kurulduğuna, IP adresi ve yapılan harcamaya konu paranın akıbetinin sorulmadan eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1-Dosya kapsamına göre; olay günü mağdurun, sanık adına kayıtlı ve sahibi olduğu ... Group isimli iş yerinde kullanılan 0850 *** 05 04 numaralı hattan ... Bankasından mağduru aradığını söyleyen şahsın mağdura süresi biten sigorta sözleşmesinin iptal edileceği söylenerek, mağdurdan kredi kartı bilgilerinin alındığı ve görüşme sonunda mağdura ait kredi kartı kullanılarak ... isimli şirketten 953,84 TL harcama yapılmak suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Sanık her ne kadar çağrı merkezi ve elektronik sarf malzemesi satış işleri yaptığını, suçta kullanılan telefon hattının iş yerine ait olduğunu, mağduru bilgilendirmek için aramış olabileceğini, yaptığı araştırmada mağdur ile ilgili kayda rastlamadığını, atılı suçu kabul etmediğini, beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; çağrı merkezi, danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı v.b." gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ... Kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile derdest dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda şirket yetkilisi sanık ...'ın bu durumu bilerek hareket ettiği ve eyleminin sabit olduğu,mağdurun zararını kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmakla sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Mağdurun 06.06.2016 tarihli celsede ile şikayetinden vazgeçtiği,Yargıtay bozma ilamından sonra tayin ettiği vekaletnameli vekilin de mağdur adına katılma talebinde bulunmadığı, bu şekilde katılan sıfatının ortadan kalkması gerekirken ve buna bağlı olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Ceza davalarında ücret" başlıklı 14. maddesinde vekalet ücretine karar verilmesi için aranan katılma şartının sağlanmaması nedeniyle vekalet ücretine hükmolunamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Gerekçeli karar başlığında katılan sıfatı bulunmayan mağdur ...'nın katılan olarak belirtilmesi hususları Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün 2 ve 3 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli, 2024/193 Esas, 2024/486 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği gerekçeli karar başlığında yer alan ''KATILAN'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''MAĞDUR'' ibaresinin yazılması, hükümde vekalet ücretini düzenleyen 2. bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın yetkilisi olduğu iş yerinin hattından mağdur aranıp bankadan aradıkları ve sigorta iptali bahanesiyle kart bilgilerinin alındığı, mağdurun kartıyla sanığın firmasından 953,84 TL harcama yapıldığı davadır. Önce beraat eden sanık, bozma sonrası mahkum edilip hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Hukuki İlke: Hile ile alınan kart bilgileriyle yapılan işlemde gerçek rızadan söz edilemez ve şirket yetkilisi sanık, personelin kendi talimatıyla hareket ettiği eylemden sorumludur; ancak mağdurun şikayetten vazgeçmesi ve yeni vekilin katılma talebinde bulunmamasıyla katılan sıfatı ortadan kalktığından lehine vekalet ücretine hükmedilemez.

Uygulama Sonucu: Düzeltilerek onama; karar başlığındaki 'katılan' ibaresi 'mağdur' olarak düzeltilip vekalet ücretine ilişkin bent hükümden çıkarılarak hüküm onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Ceza davasında lehe vekalet ücreti ancak geçerli bir katılma varsa hükmedilir; mağdur şikayetten vazgeçip usulünce katılmamışsa vekalet ücreti verilemez. Sanığın benzer derdest dosyalarının varlığı, çağrı merkezi eylemlerinde kastın ispatında kullanılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla