KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/24659 E., 2025/10164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/406 E., 2024/514 K.
- Suç
- Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/153 Esas, 2023/144 Karar sayılı kararı ile sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2023/406 Esas, 2024/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun incelenmesinde "...Takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,..." hukuka aykırı bulunmuş ise de; "...hükmün 2. paragrafında yer alan 'TCK'nun 62. maddesi' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine 'TCK'nun 62/1 maddesi' ibaresinin yazılması" suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanığın "...." isimli sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kahramanmaraş depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımızla ilgili aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 216/1. maddesi maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak diğer kesim aleyhine tahrik edilmesi gerekmektedir.Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 27.10.1998 tarihli kararında bölgeyi, “idari veya ekonomik birlik, toprak veya iklim koşullarına göre belirlenen toprak parçası” olarak; başka bir kararında ise sosyal sınıfı “Toplumun yapısındaki yeri ve özelliği ile varlık kazanmış, aynı toplumsal düzeydeki fertlerin birliğinden oluşmuş, çiftçi, esnaf, mülk sahibi, tüccar, memur, işçi, idare olunan vs. gibi" şeklinde tanımlamıştır.
Somut olayda; sanığın ifadelerinin yöneldiği Kahramanmaraş ilinde yaşanan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın halkın "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı" yönünden bir kesimini oluşturmadığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de, basın ve yayın yoluyla atılı suçu işleyen sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24659, K. 2025/10164, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama