KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/24952 E., 2025/473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/3. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 500,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ilamı ile sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada sanığın seri muhakeme usulünün uygulanması davetine icabet etmemesi üzerine seri muhakeme usulü uygulanmayarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli ve 2023/8 Esas, 2024/175 Karar sayılı kararı ile sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 1 yıl hapis ve 500 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz isteği, kararın hukuka aykırı olduğuna, cezanın ertelenmesi veya para cezasına çevrilmesi gerektiğine, seri muhakeme usulü için sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten bozma kararı sonrası 18.09.2024 tarihinde verilen mahkûmiyet kararına kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2023/8 Esas, 2024/175 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24952, K. 2025/473, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama