Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25283 E. , 2026/217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2481 E., 2024/1680 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25283 E. , 2026/217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2481 E., 2024/1680 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/135 Esas, 2024/293 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2024/2481 Esas, 2024/1680 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyetin basit yaralama suçuna ilişkin olduğu, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmış olup, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, kolluk görevlilerinden kaçan sanığın elindeki uyuşturucu maddeleri yere attığı şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı içeriği, tutanak mümziilerin ifadeleri, uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçiriliş şekli, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olan sanığın ''5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına'' ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.09.2024 tarihli ve 2024/2481 Esas, 2024/1680 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi, Hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına" ibaresinin çıkartılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluktan kaçarken elindeki uyuşturucu maddeleri yere atan sanık, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticaretinden 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, müdafilerin duruşmalı inceleme talebini CMK 299/1 uyarınca takdiren reddederek dosyayı inceledi.
Hukuki İlke: Olay tutanağı, tutanak mümziilerinin ifadeleri, madde miktarı, ele geçiriliş şekli ve kriminal rapor birlikte ticaret kabulünü destekliyorsa mahkûmiyet yerindedir. Buna karşılık 7550 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi, ikinci kez tekerrürde artık birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağını öngördüğünden, hükümde 'koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına' ibaresine yer verilemez.
Uygulama Sonucu: BAM kararı bozulmakla birlikte yeniden yargılama gerekmediğinden, hüküm fıkrasından koşullu salıverilmeden yararlandırılmama ibaresi çıkarılarak hüküm düzeltilerek onandı; ikinci kez tekerrüre esas ilamın uzlaşma kapsamındaki basit yaralamaya ilişkin olması sorunu ise infaz aşamasına bırakıldı.
Dava Strateji Notu: 7550 sayılı Kanun değişikliği sonrası ikinci mükerrirler hakkında koşullu salıverilme yasağı içeren eski formüldeki hükümler düzeltmeye açıktır; infaz hesabı yapan müdafi bu ibareyi taşıyan kesinleşmiş kararlar için de girişimde bulunmalıdır. Tekerrüre esas ilamın sonradan uzlaşma kapsamına giren bir suça ilişkin olması itirazı temyizde değil infaz aşamasında dile getirilebilir.